|
ortak yönetim
-
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar
Örnek:
Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner
-
Kuma
-
Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek
Örnek:
Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. N. Cumalı
-
Birortaklığa katılan kişi. '
-
Arkadaş.
-
Kardeş.
-
Common. collective. joint. conjunct. consociate. fellow. identic. mutual. sympathetic. partner. associate. shareholder. collaborator. consociate. cooperator. copartner. dormant partner. mate. pard. party. privy. sidekick.
-
Collective. common. communal. concerted. corporate. joint. mutual. partner. unanimous. universal. associate. shared. accomplice. in common. any wife in a polygamus household.
-
Associate. partner. accomplice. hold in common. shared. fellow wife (in a polygamous household. associated. collective. companion. conjoint. consociate. copartner. fellow partner. interested partner. joint partner. kiss- and-tell. law partner. mutual. par.
-
Partner, associate
-
agreed
-
partner
-
associé
-
Yönetme işi, çekip çevirme, idare.
-
Dümen.
-
İdâre. ~ kurulu: idâre hey'eti. ~ töresi: idâre hukuku.
-
Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. 2- Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. TV
-
Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol
-
Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği.
-
direction
-
Executive. admin. administration. conduct. direction. governance. government. helm. management. rudder. ruling. steering.
-
Administration. command. control. direction. disposal. government. hand. management. regime. rule. control idare. manegement.
-
Administration. management. direction. government. oversight. regimen. rule. running. stewardship. superintendency. trusteeship.
-
management
-
1-2. Regie, Filmregie, Spielleitung, Inszenierung, 3-4. Regie, Fernsehregie, Bildführung
-
1-2. réalisation, mise en scène, 3-4. mise en scène, régie
-
Çeşitli güçlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan birlik
Örnek:
Hükûmet mesulleri üniversiteden kovdu, fakat Hırvat-Sırp koalisyonu bundan sonra başladı. F. R. Atay
-
Koalisyon hükûmeti.
-
coalition.
birlikte(nedir ne demek)
-
Bir arada, beraberce, hep beraber
Örnek:
Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare. T. Fikret
-
Yanında, beraberinde.
-
Joint. co. in collaboration with. in concur with. unisonous. together. as one man. jointly. in common. as well as. co-. cum. with.
-
Along. together. in company.
-
Together. in company. in common. cum. all in one. in unison.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|