Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > orta nedir ne demek, ortanın anlamı

orta nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

orta

  1. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
    Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
  3. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
    Örnek: Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. Ö. Seyfettin
  4. İyi ile kötü arasındaki durum, vasat.
  5. Görünür, algılanır durum
    Örnek: Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır. H. Taner
  6. Topluluk içinde, arasında.
  7. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
  8. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
  9. Görünçlüğünortasında yer alan bölüm;ortaya düşen yerler.
  10. orta ne demek (en) Middle (sadece ingilizce sonuçlar)
  11. orta ne demek (en) Middle. mid. central. medium. middling. intermediate. fair. in-between. intermediary. mean. medial. median. mediate. mediocre. mesial. mesne. moderate. passable. secondary. middle. center. centre. mean. midst. bosom. c. median. medium. mid-. meso-. m.
  12. orta ne demek (en) Average. centre. fair. indifferent. intermediate. medial. median. mediocre. medium. middle. middling. moderate. normal. tolerable. central. midst. center. mean.
  13. orta ne demek (en) Intermediate. medium. middle. middling. moderate. middle part. central part. central (thing. average. centre. centrum. the common run. heart. in between. mainstream. medial. mediocre. mesne. mid. midst.
  14. orta ne demek (al) Mittelgrund
  15. orta ne demek (fr) Milieu

doğru (nedir)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. 1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  10. 1. Gerçek, yalan olmayan. 2. Akla, mantığa uygun. 3. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  11. doğru ne demek (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
  12. doğru ne demek (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
  13. doğru ne demek (en) Correct.
  14. doğru ne demek (en) True
  15. doğru ne demek (fr) Vrai
  16. doğru ne demek (la) Verus

yaklaşık (nedir)

  1. Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.
  2. Takrîbî.
  3. yaklaşık ne demek (en) Approximate. approximative. proximate. rough. some. about. circa. just about. well-nigh.
  4. yaklaşık ne demek (en) About. approximate. around. circa. round. some.
  5. yaklaşık ne demek (en) Approximate. approximately.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.017
Bunları kaçırmayın!