|
orgeneral
-
Asıl görevi ordu komutanlığı olan rütbesi en yüksek general.
-
Full general. army commander.
-
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.
-
Kök, köken, kaynak.
-
Gerçeklik, esas, hakikat.
-
Soy, nesep
Örnek:
İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık
-
Gerçek
Örnek:
Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı. R. N. Güntekin
-
Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
-
Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.
-
Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.
-
Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası.
-
True. real. original. actual. main. elementary. principal. cardinal. master. authentic. central. in chief. intrinsic. pivotal. virtual. principally. original. origin. origination. extraction. foundation. gist. groundwork. provenance. root-stock. foun.
-
Actual. essence. fountain. main. master. original. parentage. seed. virtual. foundation. base. reality. truth. origin. source. the original. real. true. genuine. essential. principal. primary. actually.
-
Actual. origin. original (copy. original. essence of a thing. essential. real.
-
True. fundamental. family stock. capital stock. institutional copy. derivation. descent. essence. germ. original copy. pivotal. premier. prime. principal. source. stuff.
-
asylum.
-
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
-
İş görme yetisi, fonksiyon.
-
Resmî iş, vazife
Örnek:
Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti. A. İlhan
-
Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
-
Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
-
Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
-
Duty. mission. job. work. function. service. part. assignment. commission. appointment. billet. business. charge. devoir. employment. incumbency. office. piece of work. position. situation. stint. task. workings.
-
Appointment. assignment. commission. duty. function. job. office. onus. part. place. position. post. service. task.
-
Task. duty. function. office. administrative function. assignment. bailiff. billet. business. cakewalk. charge. commission. employment. incumbency. job. jurisdiction. onus. part. place. portfolio. position. business position. role. service. station. stint.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|