Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ordain nedir, ordain ne demek, ordain türkçesi, türkçe anlamı (ordain nnd)

ordain nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ordain  US UK

  1. Takdir etmek, mukadder kılmak
  2. Papazlığa atamak, papazlık rütbesini vermek.

takdir etmek (nedir ne demek)

  1. 1) değer biçmek. 2) ölçümlemek.
  2. (en) Admire. appreciate. commend. esteem. recognize.
  3. (en) To estimate. to appreciate. to recognize the worth / merit / importance of sb / sth. to understand fully. to approve. to appraise. to assess. to distill. consecrate. get the hang of. ordain. to carry a tribute. upbear.

takdir (nedir ne demek)

  1. Beğenme, beğenip belirtme, değer verme
    Örnek: ... herkesin takdirini kazanarak yükselmek ümidi bizi işimizin başına koşturuyor. Ş. Rado
  2. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama.
  3. Değer biçme.
  4. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı.
  5. "Bu, şu, o" gösterme sıfatlarıyla kalma durumunda kullanıldığında "O durumda, böyle olunca" anlamlarında durum veya şart bildiren bir söz
    Örnek: Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar. Atatürk
  6. Takdirname.
  7. Tanrı'Nın uygun görmesi, Tanrı'nın isteği, kader
  8. L. Beğenme, değer verme. 2. Allah'ın isteği, Allah'ın yazdığı.
  9. (en) Appreciation. admiration. recognition. estimation. approbation. commendation. discretion. estimate. opinion. regard. tribute.
  10. (en) Admiration. appreciation. approbation. commendation. estimate. estimation. tribute. predestination. fate. understanding. case. prearrangement.
  11. (en) Appreciation. estimation. recognition of the worth / merit / importance of sb / sth. assessment. understanding fully. approval. commendation. applause. distillation. critical appraisal. discretion. estimate n. evaluation. fate. front. plaudit. predestinat.

etmek(nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  10. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  11. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  12. (en) step
  13. (en) say
  14. (en) total
  15. (en) aggregate

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük