|
ordain
-
Takdir etmek, mukadder kılmak
-
Papazlığa atamak, papazlık rütbesini vermek.
-
1) değer biçmek. 2) ölçümlemek.
-
Admire. appreciate. commend. esteem. recognize.
-
To estimate. to appreciate. to recognize the worth / merit / importance of sb / sth. to understand fully. to approve. to appraise. to assess. to distill. consecrate. get the hang of. ordain. to carry a tribute. upbear.
-
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme
Örnek:
... herkesin takdirini kazanarak yükselmek ümidi bizi işimizin başına koşturuyor. Ş. Rado
-
Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama.
-
Değer biçme.
-
Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı.
-
"Bu, şu, o" gösterme sıfatlarıyla kalma durumunda kullanıldığında "O durumda, böyle olunca" anlamlarında durum veya şart bildiren bir söz
Örnek:
Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar. Atatürk
-
Takdirname.
-
Tanrı'Nın uygun görmesi, Tanrı'nın isteği, kader
-
L. Beğenme, değer verme. 2. Allah'ın isteği, Allah'ın yazdığı.
-
Appreciation. admiration. recognition. estimation. approbation. commendation. discretion. estimate. opinion. regard. tribute.
-
Admiration. appreciation. approbation. commendation. estimate. estimation. tribute. predestination. fate. understanding. case. prearrangement.
-
Appreciation. estimation. recognition of the worth / merit / importance of sb / sth. assessment. understanding fully. approval. commendation. applause. distillation. critical appraisal. discretion. estimate n. evaluation. fate. front. plaudit. predestinat.
etmek(nedir ne demek)
-
Bir işi yapmak
Örnek:
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
-
Bir durumu ortaya çıkarmak.
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
-
Bulmak, erişmek
Örnek:
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
-
Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
-
Vermek.
-
Eşit değer kazanmak.
-
Herhangi bir değerde olmak
Örnek:
Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
-
Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
-
Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
-
To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
-
step
-
say
-
total
-
aggregate
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|