|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
orak
-
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin biçme aracı.
-
Ekin biçme zamanı.
-
Ekin biçme işi
Örnek:
Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı. M. Ş. Esendal
-
Ekin biçme zamanı, hasat.
-
Ekin biçme aracı.
-
Hook. sickle. reaping hook. sickles.
-
Sickle. reaping hook.
-
Aşılama işine konu olmak.
-
Biçimi güzel olan, mevzun
Örnek:
Bu kadın biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker. R. H. Karay
-
Uygun olarak, yakışacak biçimde
Örnek:
Biçimli koysan bunlar olmaz. R. H. Karay
-
Well-Shaped. well-cut. shapely. shaped. beautiful. clean-cut. clear-cut. sleek. trim. well-proportioned.
-
Well-Proportioned shape. well-shaped. well-cut.
-
Biçme işi.
-
Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
Örnek:
İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
-
Yakışık alan şekil, uygun şekil
Örnek:
Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
-
Herhangi bir şeyin benzeri.
-
Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
-
Tarz
Örnek:
İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
-
Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
-
Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
-
Disketi zararlı ögelerden temizleme.
-
Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
-
Form. shape. style. cast. configuration. conformation. face. fashion. figuration. format. genre. guise. make. mode. semblance. morpho-.
-
Bathos. configuration. fashion. figure. form. format. make. manner. mode. semblance. shape. strain. stripe.
-
Format. form. manner. shape. way. well-proportioned form. conformation. cut. fashion. figure. make. method. model. stripe. turn. turn of phrase.
-
form
-
format
-
Form
-
forme
-
Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah
Örnek:
Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı. A. Ş. Hisar
-
Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası.
-
Bir timar ya da zeametin çekirdeğini oluşturan parçasına verilen ad.
-
Uzun namlulu, namlusu düz veya meyilli, bir ya da iki ağızlı, üzerinde balçak bulunan, oluklu veya oluksuz olabilen, ucu sivri, kın içinde bele takılan ateşsiz silah.
-
Sword. blade. claymore. glaive. saber. sabre.
-
sword.
-
Sober. sabre. sword.
-
Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan
Örnek:
Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı
-
Bir bütünün yarısı olan miktar.
-
Saatte on iki otuz.
-
Hastalıklı, sakat, sağlıksız.
-
Tribüyü oluşturan ikiyarım fratriden biri. Heryarım kendi arasında birkaç klana ayrılır.yarımlar törenlerde, düşüncelerde ve simgelerde zıtlık gösterirler, a. bk. ikili düzen.
-
Half. half. mezzo-. semi-. hemi-.
-
Half. demi -. semi.
-
moiety
-
moitié
çember(nedir ne demek)
-
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.
-
Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi.
-
Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak.
-
Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
-
Yazma, yemeni, baş örtüsü
Örnek:
Çemberimde gül oya / Gülmedim doya doya. Halk türküsü
-
Aşılması, çözümü güç durum.
-
Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka.
-
Durgan bir noktaya eşit uzaklıkta bulunan düzlemdeş noktaların oluşturduğu uzambiçim.
-
Bk. dolam
-
Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka.
-
Tekerlek lastiğinin içine oturduğu oluk biçiminde metal bölüm.
-
Circle. circumference. hoop. ring. bail. circuit. girth. round.
-
Circle. circumference. hoop. wooden ring. metal strip. large printed kerchief. basket ring.
-
Circle. band. hoop. orbit. ring. rim. strap. encirclement. bandage. ball. loop. girdle. iron. fillet. drum. perimeter. periphery. circular. peripheral. runner. wreath. hasp. ferrule. annulus. clip. ribbon. brasting. toroid. torodial.
-
circle
-
basket
-
ring
-
rim
-
Felge
-
cercle
-
jante
-
circulus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|