|
orak ayı
-
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin biçme aracı.
-
Ekin biçme zamanı.
-
Ekin biçme işi
Örnek:
Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı. M. Ş. Esendal
-
Ekin biçme zamanı, hasat.
-
Ekin biçme aracı.
-
Hook. sickle. reaping hook. sickles.
-
Sickle. reaping hook.
-
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan (Ursus arctos).
-
Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
-
Bk. karaayı, bozayı
-
Boorish. bear. boor. bruin.
-
Bear. boor. brute. churl. jerk. lout. oaf. slob. yahoo.
-
bear.
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
-
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
-
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
-
Yılın on iki bölümünden her biri.
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
-
Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
-
Mec. Güzel, parlak, nurlu.
-
luna.
-
Luna. month. moon. quarry.
-
Ah! alas! Same as Aye.
-
Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
-
It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
-
Always; ever; continually; for an indefinite time.
-
Month. moon. oh.
-
Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
-
Moon
-
Lune
-
Kabul oyu, olumlu oy
-
Evet!, hay hay!
-
Yılın otuz bir gün süren, yedinci ayı.
-
july.
-
Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan
Örnek:
Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı
-
Bir bütünün yarısı olan miktar.
-
Saatte on iki otuz.
-
Hastalıklı, sakat, sağlıksız.
-
Tribüyü oluşturan ikiyarım fratriden biri. Heryarım kendi arasında birkaç klana ayrılır.yarımlar törenlerde, düşüncelerde ve simgelerde zıtlık gösterirler, a. bk. ikili düzen.
-
Half. half. mezzo-. semi-. hemi-.
-
Half. demi -. semi.
-
moiety
-
moitié
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|