Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > optimum nedir, optimum ne demek (optimum nnd)

optimum nedir, optimum ne demek?

optimum   US UK

  1. En elverişli, en iyi olan, optimal.
  2. Bir organizmanın tam gelişmesi için en uygun bir seri çevre faktörü.
  3. En iyi cevabın elde edildiği nokta.
  4. En elverişli durum (sıcaklık, nem, ışık vb.).
  5. Herhangi bir organizmanın büyümesine en elverişli olan sıcaklık, ışık veya gıda v.s. nin yeterli miktarda olması, en uygun, en iyi, optimal.
  6. (en) Most favorable condition or greatest degree or amount possible under given circumstances most desirable possible under a restriction expressed or implied; 'an optimum return on capital'; 'optimal concentration of a drug'.
  7. (en) State that is the best fit for the current situation, the top of the local fitness landscape All minor changes make the solution worst.
  8. (en) The level of an abiotic factor or condition in the environment within the tolerance range at which a species or population can function most efficiently or with the greatest positive effect to its physiological or reproductive fitness.
  9. (en) Optimal , optimum.
  10. (en) Optimum.
  11. (en) Optimal.
  12. (en) The 'optimum' attitude mode for the Microlab-1 spacecraft refers to the periods of time when the plane of its orbit is face-on to the sun This is optimum with regard to power, since the solar panels can continuously face the sun It's not optimal with respect to the GPS/MET experiment, however, since the spacecraft must face the sun, and the instrument works best when facing in the direction opposite it's velocity.
  13. (en) Minimum or maximum.
  14. (al) Optimum
  15. En uygun durum
  16. Biyol
  17. İdeal ortam, en uygun durum, en yüksek değer
  18. (la) Optimus: en iyi

elverişli (nedir ne demek)

  1. Uygun, işe yarayan, müsait
  2. (en) Suitable.
  3. (en) Right.
  4. (en) Satisfactory.
  5. (en) Strategic.
  6. (en) Convenable.
  7. (en) Economic.
  8. (en) Convenient.
  9. (en) Sufficient.
  10. (en) Favourable.
  11. (en) Practicable.
  12. (en) Opportune.
  13. (en) Adequate.
  14. (en) Auspicious.
  15. (en) Practical.
  16. (en) Propitious.
  17. (en) Prosperous.
  18. (en) Streamlined.
  19. (en) Susceptible.
  20. (en) Effective.
  21. (en) Efficient.
  22. (en) Eligible.
  23. (en) Favo u rable.
  24. (en) Handy.
  25. (en) Ready made.
  26. (en) Serviceable.
  27. (en) Usable.
  28. (en) Workable.

iyi (nedir ne demek)

  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
    Örnek: Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay
  2. Bol, yararlı, kazançlı.
  3. Çok.
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
  5. Esen, sağlıklı.
  6. Yerinde, uygun.
  7. Yeterli, yetecek miktarda olan
    Örnek: Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum. Y. K. Beyatlı
  8. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
  9. Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
  10. (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli.
  11. Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
  12. (en) Good.
  13. (en) Bonny.
  14. (en) Goodish.
  15. (en) Likely.
  16. (en) Nice.
  17. (en) Plentiful.
  18. (en) Abundant.
  19. (en) İn good health.
  20. (en) Fine.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Well.
  23. (en) All right.
  24. (en) Alright.
  25. (en) Great.
  26. (en) Okay.
  27. (en) Sound.
  28. (en) Agreeable.
  29. (en) Comfortable.
  30. (en) Decent.
  31. (en) Well enough.
  32. (en) Gratifying.
  33. (en) Happy.
  34. (en) Just.
  35. (en) Kind.
  36. (en) Decently.
  37. (en) Passable.
  38. (en) Pretty.
  39. (en) Right.
  40. (en) Salubrious.
  41. (en) Suitable.
  42. (en) All right!.
  43. (fr) Bien
  44. (la) Bonus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008