|
omurgalı hayvan
-
vertebrate
-
Omurgası olan.
-
Spined, vertebrated, vertebrate, keeled
-
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Örnek:
İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
-
Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
-
Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
-
At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
Örnek:
Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
-
Animal. beast. brute.
-
Animal. beast. brute. churl. pest.
-
omurgalı
-
Belkemiği olan, omurgalı
-
Omurgalı hayvan
-
Birbirleriyle eklemlendiklerinde kafatasından kuyruk sokumuna kadar uzanan bir kemik eksen oluşturan omurların bütünü, bel kemiği.
-
Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi.
-
Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, bel kemiği, esas.
-
Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun.
-
Omur sütunu, spondilos.
-
Spine. backbone. vertebral column. spinal coloumn. keel. carina. rachis. vertebrae.
-
Backbone. spine. keel.
-
Spine. backbone. spinal column. keel.
-
Backbone, vertebral column
-
chine
-
Columna vertebralis
-
Colonne vertébrale
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|