Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > olma ihtimali çok uzak istek nedir, olma ihtimali çok uzak istek ne demek, olma ihtimali çok uzak istekin anlamı, ingilizcesi (olma ihtimali çok uzak istek nnd)

olma ihtimali çok uzak istek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






olma ihtimali çok uzak istek

  1. (en) Might have been

olma (nedir ne demek)

  1. Olmak işi veya durumu.
  2. (en) Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.

ihtimali (nedir ne demek)

  1. Olabilen, olasılı, belkili.
  2. Belkili.
  3. olasıl.
  4. (en) Possibility of

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

uzak (nedir ne demek)

  1. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
    Örnek: Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu. P. Safa
  2. Arada çok zaman bulunan.
  3. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.
  4. İhtimali az olan.
  5. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan
    Örnek: Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz. P. Safa
  6. yer.
  7. Uzak yer.
  8. (en) Far. distant. remote. out-of-the-way. faraway. off. back. far-off. outlandish. outlying. recluse. standoffish. away. far away. far. afar. aloof. far off. insofar. off. a long way off.
  9. (en) Afar. aloof. back. cool. distant. far. faraway. farther. off. out. outlying. remote. far-off. off the beaten track. out-of-the-way. improbable. unlikely. outside. distance place. far off. distant place. the distance.
  10. (en) Remote. far. out- of-reach. outlandish. wide.
  11. (en) remote

istek (nedir ne demek)

  1. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
    Örnek: Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu. Ç. Altan
  2. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep.
  3. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.
  4. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu.
  5. İrâde. ~ açığa vurması: irâde izhârı. ~ açıklaması: irâde beyânı, ~ koşulu: irâdî şart.
  6. (en) Will. desire. want. wish. request. claim. mind. adjuration. alacrity. appetite. aspiration. avidity. bent. demand. device. devoutness. disposition. earnestness. enthusiasm. grace. hunger. instance. intentness. pleasure. propensity. readiness. relish.
  7. (en) Ambition. appetite. ardour. aspiration. calling. claim. demand. desire. disposition. fancy. market. relish. request. run. rush. sale. stomach. want. will. wish. zeal.
  8. (en) Request. appetite. aida. anxiety. bidding. cry. demand. desire. disposition. eagerness. exigency exigence. inclination. itch. lyrical. mind. pretension. requisition. stomach. want. will. wish. zeal.

might  US UK (nedir ne demek)

  1. Kabiliyet, kudret, kuvvet, güç, zor
  2. Ebilmek, abilmek, mümkün olmak, olası olmak

have  US UK (nedir ne demek)

  1. (had, having) kural dışı çekimleri: simdiki zaman 1, you, we, they have (eski thou hast)
  2. He, she, it has (eski hath)
  3. Sahip olmak, olmak, elde etmek, almak, yapmak, etmek, kabul etmek, göz yummak, aldatmak, dolandırmak, zorunda olmak, bulunmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük