Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > olgun nedir, olgun ne demek, olgunun anlamı, ingilizcesi (olgun nnd)

olgun nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








olgun

  1. Yenecek duruma gelmiş (meyve)
    Örnek: Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. R. H. Karay
  2. Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil
    Örnek: Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. Matür.
  4. Soydan gelen kimse.
  5. (en) Mature. ripe. grown. mellow. seasoned.
  6. (en) Fruity. mature. mellow. ripe. experienced.
  7. (en) Mature. ripe. mature. mellow.
  8. (en) Mature, ripe
  9. (fr) Mûr
  10. (la) Maturus:olgun

bilgi (nedir)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. 1. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular. 2. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  8. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  9. 1. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  11. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  12. (en) Information
  13. (en) Knowledge. learning. cognizance. information. info. data. know-how. acquaintance. conveyance. dope. inside dope. gen. gleanings. griff. griffin. intelligence. line. lore. notice. report. savvy. word. instructions.
  14. (en) Data. fact. information. knowledge. learning. lore. report. science. snippet. steer. word.
  15. (en) Info. information. knowledge. acquirements. cognizance. data. dope. griff. intelligence. ken. know. know- how. known. known- how. learning. lore. notion. report.
  16. (en) 1. knowledge. 2. information
  17. (al) Information
  18. (al) Kenntnis
  19. (fr) Information

görgü (nedir)

  1. Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye
    Örnek: İçinde yaşadığımız aynı çevre, aynı görgü, beni tamamıyla onlara benzetmiyor. O. C. Kaygılı
  2. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim.
  3. Görmüş olma durumu.
  4. (en) Good manners. cultivation. breeding. etiquette. convenances. grace. manners.
  5. (en) Manners. experience. good manners. etiquette.
  6. (en) Experience. witnessing. good manners. etiquette. form.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)