|
olgun odun
-
Ağaç gövdesinin öz odun ile dış odun arasında oluşan, ağaç işleri gereci olarak en üstün niteliği taşıyan bölümü.
-
Ağaç gövdesinin özodun ile dışodun arasında oluşan ve ağaçişleri gereci olarak en üstün niteliği taşıyan bölümü.
-
Bk. olgun odun
-
Reifholz
-
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Örnek:
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. R. H. Karay
-
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil
Örnek:
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. Matür.
-
Hlk. Veteriner hekimliği folklorunda sıcak ve yumuşak apse.
-
Soydan gelen kimse.
-
Mature. ripe. grown. mellow. seasoned.
-
Fruity. mature. mellow. ripe. experienced.
-
Mature. ripe. mature. mellow.
-
Mature, ripe
-
mûr
-
maturus:olgun
-
Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç
Örnek:
Sobada çıralar hemen alev almış, odunları da tutuşturmuştu. T. Buğra
-
Anlayışsız ve kaba (kimse).
-
Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı.
-
Chump. firewood. lowbrow. wood. caveman. boor. wooden. dull. log.
-
Wood. firewood. blockhead.
-
wood
-
bois
-
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
-
Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.
-
Direk.
-
Gövdesi büyük bitkilerden elde edilen, işlenmeye elverişli, yapılarda, mobilya ve eşya yapımında kullanılan ham gereç.
-
Bk. ağaç
-
Arboreal. tree.
-
Arboreal. tree. wood.
-
Tree. wood. timber wooden. stick.
-
Holz
-
bois
-
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
Örnek:
Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
-
"Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
-
Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
-
Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
-
Kendi, zat
Örnek:
Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
-
Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
Örnek:
Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
-
Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
-
Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
Örnek:
Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
-
İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
-
Dere, çay.
-
Sulak, verimli yer.
-
1- Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek. 2- Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş. 3- Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar. 4- Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi. 5- Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü. 6- İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
-
bkz.özetçe,öz.
-
1. Embriyo. 2. Pulpa.
-
Compact. compendious. full. genuine. german. own. whole. self. marrow. essence. cream. substance. kernel. extract. essential oil. extraction. quintessence. distillate. distillation. content. core. elixir. entity. epitome. gist. goodness. heartbeat. m.
-
Base. compendious. core. essence. essential. extract. gist. guarded. guts. kernel. marrow. meat. nucleus. pith. self. soul. spirit. substance.
-
Core. element. elementary. essence. heart. marrow. nucleus. self. substance. sum. abstract. summary. extract. plasma. medulla. pith. germ. syllabus. synopsis. category. kern. origin. digest. proper. specific. special. private. personal. privy. original. g.
-
essence
-
embryo
-
essence
-
essentia
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|