Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > olay yeri inceleme raporu nedir, olay yeri inceleme raporu ne demek (olay yeri inceleme raporu nnd)

olay yeri inceleme raporu nedir, olay yeri inceleme raporu ne demek?

olay yeri inceleme raporu

  1. Oyit ve OYİB'lerin si ile ilgili tanzim ettikleri rapor.

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. Yasal düzenlemelere göre konusu suç teşkil eden ve teşkil ettiği değerlendirilen eylemlerin ortaya çıkması.
  4. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul.
  5. Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne,
  6. Doğa olgusu.
  7. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  8. (en) Phenomenon.
  9. (en) Event.
  10. (en) Happening.
  11. (en) Fact.
  12. (en) Circumstance.
  13. (en) İncident.
  14. (en) Affair.
  15. (en) Case.
  16. (en) Episode.
  17. (en) Experience.
  18. (en) İnstance.
  19. (en) Occurrence.
  20. (en) Scene.
  21. (en) Business.
  22. (en) Thing.
  23. (en) Unusual event.
  24. (en) Action.
  25. (en) Appearance.
  26. (en) Batch.
  27. (en) Casus.
  28. (en) Hardy annual.

yeri (nedir ne demek)

  1. (en) Suff. orium.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

bölge (nedir ne demek)

  1. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    Örnek: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
  3. Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
  4. Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
  5. (en) Area.
  6. (en) Country.
  7. (en) Latitudes.
  8. (en) Parish.
  9. (en) Place.
  10. (en) Dispensation.
  11. (en) Clime.
  12. (en) Closet.
  13. (en) Denuclearize.
  14. (en) Region, zone.
  15. (en) Zone.
  16. (en) Region.
  17. (en) District.
  18. (en) Division.
  19. (en) Section.
  20. (en) Belt.
  21. (en) Circumscription.
  22. (en) Climate.
  23. (en) Corner.
  24. (en) Department.
  25. (en) Latitude.
  26. (en) Phase.
  27. (en) Precinct.
  28. (en) Quarter.
  29. (en) Sector.
  30. (en) Territory.
  31. (en) Tract.
  32. (en) Ward.
  33. (en) Parts.
  34. (en) Locale.
  35. (fr) Région, zone

inceleme (nedir ne demek)

  1. İncelemek işi, tetkik.
  2. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma
    Örnek: İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir. A. Ş. Hisar
  3. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma.
  4. Bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt.
  5. (en) Observing.
  6. (en) Compendium.
  7. (en) Examination.
  8. (en) Study.
  9. (en) Research.
  10. (en) Survey.
  11. (en) Surveying.
  12. (en) Analysis.
  13. (en) Anatomy.
  14. (en) Checkover.
  15. (en) Checkup.
  16. (en) Dissection.
  17. (en) İnquisition.
  18. (en) İnvestigation.
  19. (en) Perusal.
  20. (en) Sifting.
  21. (en) Breakdown.
  22. (en) Check.
  23. (en) Observation.
  24. (en) Shakedown.
  25. (en) Exploration.
  26. (en) Scrutiny.
  27. (en) Canvass.
  28. (en) Dissertation.
  29. (en) İnspection.
  30. (en) Memoir.
  31. (en) Thesis.
  32. (en) Verification.
  33. (en) Vetting.

rapor (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme ve araştırma sonucunu, düşünceleri veya gözlemleri bildiren yazı
    Örnek: Yanımdaki küçük masanın üstünde çabucak raporunu yazdı. Ö. Seyfettin
  2. Hastalığın teşhisi, hastanın dinlenme durumu vb.ni gösteren, doktor veya doktorlar kurulu tarafından verilen yazı.
  3. (en) Report.
  4. (en) Statement.
  5. (en) Sick report.
  6. (en) Sick certificate.
  7. (en) Paper.
  8. (en) Write-Up.
  9. (en) Record.
  10. (en) Return.
  11. (en) Run-Down.
  12. (en) Account.
  13. (en) Dispatch.
  14. (en) Recital.
  15. (en) Doctor's report.
  16. (en) Cahier.
  17. (en) Message.
  18. (en) Word processing.

ilgili (nedir ne demek)

  1. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
    Örnek: Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı
  2. Alâkadar.
  3. (en) Related.
  4. (en) Concerned.
  5. (en) Relevant.
  6. (en) İnterested in.
  7. (en) Concerned with.
  8. (en) İnvolving.
  9. (en) Connected.
  10. (en) İnvolved.
  11. (en) İnterested.
  12. (en) Pertinent.
  13. (en) Companion.
  14. (en) Curious.
  15. (en) Germane.
  16. (en) Relative.
  17. (en) About.
  18. (en) Anent.
  19. (en) Concerning.
  20. (en) Regarding.
  21. (en) Relative to.

ilgi (nedir ne demek)

  1. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
  2. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
  3. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
  4. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.
  5. Bk. başvuru
  6. (en) Pertinency.
  7. (en) Play.
  8. (en) Tie up.
  9. (en) Aida.
  10. (en) Ha hah.
  11. (en) Keen interest.
  12. (en) Connection.
  13. (en) Relation.
  14. (en) Attachment.
  15. (en) İnvolvement.
  16. (en) İnterest.
  17. (en) Affinity.
  18. (en) Concern.
  19. (en) Attention.
  20. (en) Liking.
  21. (en) Bearing.
  22. (en) Care.
  23. (en) Connexion.
  24. (en) Curiosity.
  25. (en) Pertinence.
  26. (en) Reference.
  27. (en) Regard.
  28. (en) Relationship.
  29. (en) Relativeness.
  30. (en) Relevance.
  31. (en) Relevancy.
  32. (en) Respect.
  33. (en) Solicitude.
  34. (en) Sympathy.
  35. (en) Though.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012