|
olarak bilmek
-
repute
-
As, qua
-
Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak
Örnek:
Bu adam, bilmek için öğrenmiş olmaya ihtiyacı olmayan, bildiğini bilen, bilmediğini de şıp diye sezen bambaşka bir insandır. H. Taner
-
Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak
Örnek:
Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz. B. Felek
-
Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek.
-
Tanımak, hatırlamak
Örnek:
Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi? H. R. Gürpınar
-
Sanmak, varsaymak, farz etmek
Örnek:
Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir. R. H. Karay
-
Sorumlu tutmak.
-
İnanmak
Örnek:
Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku. N. Cumalı
-
İşine gelmek, uygun bulmak.
-
Herhangi bir şeyi, başka şeylerden ayırmaya yarayacak biçimde öğrenmiş olmak.
-
Be onto. know. understand. be up. be up to. be wise to. wise up to. wise up. ken. savvy. wit.
-
Know. speak. tell.
-
To know. to be aware. to understand. to learn. to recognize. to assume. to appreciate. ken. savvy.
-
Saymak, kabul etmek
-
Ad, şan, şöhret, itibar.
qua
(nedir ne demek)
-
Sıfatıyle, niteliğinde, mahiyetinde.
-
Sıfatıyla, olarak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|