|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
okul
-
Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye kadar, çeşitli derecede toplu olarak öğretimin yapıldığı yer, mektep
Örnek:
Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi. M. Ş. Esendal
-
Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü.
-
Ekol.
-
School. college. academy. shop.
-
School. chapel. chaplain. institute. thinking shop.
-
Bitirmek işi, itmam, mezuniyet.
-
Mekanik, ısıl ya da yüzey işlemlerinin en son uygulama bölümünde yapılan işlem ya da işlemler.
-
Completion. finishing. ending. graduation. closure. consumption.
-
Finish. termination.
-
Completion. graduation. conclusion. finishing. finishing off. perfection. termination.
-
finishing
-
finissage
-
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test.
-
Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.
-
Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlüsınav, yazılısınav.
-
Examination. exam. test. trial. furnace.
-
Examination. test. blue book. crunch. exam / n / examination. grade. proof. trial.
-
examination
-
test
-
incipiently
yüksek(nedir ne demek)
-
Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
Örnek:
... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
-
Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
Örnek:
İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
-
Güçlü, etkili, şiddetli.
-
Derece veya makamı bakımından üstün.
-
Normal değerlerin üstünde olan, çok
Örnek:
Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
-
Erdemli, faziletli.
-
Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
-
Yukarıda, üst tarafta olan yer
Örnek:
Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
-
Elevated. exalted. high. highrise. lofty. loud. spheric. stately. superior. tall. acro-. hyper-. above. over.
-
Dominant. eminent. grand. high. lofty. noble. precipitous. rarefied. superior. tall.
-
High. eminent. great. high- level. lofty. moor. noble.
-
high
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|