Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > of course nedir, of course ne demek (of course nnd)

of course nedir, of course ne demek?

of course   US UK

  1. Tabii ki!, tabii!, elbette!

of   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
    Örnek: Of, bıktım artık! Of, kolum acıdı! Bu da ne karışık bir rüya imiş, diye söyleniyordu. A. Ş. Hisar
  2. (en) Ugh!.
  3. (en) In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en) Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en) Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en) Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  7. (en) Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  8. (en) Denoting reference to a thing; about; concerning; relating to; as, to boast of one's achievements.
  9. (en) Denoting nearness or distance, either in space or time; from; as, within a league of the town; within an hour of the appointed time.
  10. (en) Denoting identity or equivalence; used with a name or appellation, and equivalent to the relation of apposition; as, the continent of America; the city of Rome; the Island of Cuba.
  11. (en) Denoting the agent, or person by whom, or thing by which, anything is, or is done; by.
  12. (en) Denoting relation to place or time; belonging to, or connected with; as, men of Athens; the people of the Middle Ages; in the days of Herod.
  13. (en) Denoting passage from one state to another; from.
  14. (en) During; in the course of.
  15. (en) Ouch ! ow ! oof.
  16. (en) Degrees, Farenheit; a temperature scale.
  17. (en) Oil filters.
  18. (en) Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  19. (en) Optional Form Source: US EPA.
  20. (en) Reserved word used in array type or one-of-a-kind array declarations 4 6,.
  21. (en) Original finish May be plastic, resin, or china, and are shown without altering their appearance as they came from the factory.
  22. (en) Prep of.
  23. (en) An abbreviation representing an open-face watch, which is a watch with a cover on the reverse and a crystal only over the face on the obverse.
  24. (en) Xo, tsoh; ok, ohkh; Usage Note: See General Grammar for the usage of each of these words.
  25. Edat nin, li, of course tabii, beklenildiği gibi
  26. Nin, ın, den, li, yüzünden

course   US UK (nedir ne demek)

  1. Akmak, hızla akmak
  2. Koşmak, hızla ilerlemek
  3. Av peşinden koşturmak.
  4. Yön, cihet, istikamet
  5. Ders, kurs
  6. Rota
  7. Gidiş
  8. Yol
  9. Ahça kap, tabak, servis
  10. Aybaşı
  11. Koşmak, koşturmak, av sürmek, köpeklerle kovalamak, sürgün avına çıkmak; akmak, dökülmek

tabii (nedir ne demek)

  1. Doğada olan, doğada bulunan.
  2. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
    Örnek: Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor. A. Rasim
  3. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
    Örnek: Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir. Atatürk
  4. Yapmacık olmayan, doğal
    Örnek: Eğer sürmenin üstüne bunu sürmezsen renk tabii olmaz. P. Safa
  5. Katıksız, saf, doğal.
  6. Tabi.
  7. Bk. doğal
  8. (en) Rather.
  9. (en) Unaffected.
  10. (en) Customary.
  11. (en) Habitual.
  12. (en) Sure.
  13. (en) Natural doğal.
  14. (en) Naturally.
  15. (en) Of course.
  16. (en) Certainly!.
  17. (en) Of course!.
  18. (en) Definitely.
  19. (en) Be my guest!.
  20. (en) Natural.
  21. (en) Normal.
  22. (en) Pure.

tabi (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir kuruluşun, bir devletin etkisi altında, güdümünde olma durumu
    Örnek: Sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu. P. Safa
  2. Basıcı.
  3. Yayımcı.
  4. Elbette, doğal olarak, işin gereği olarak, tabii.
  5. Bk. kol akarsu
  6. Bk. değişken
  7. (en) Subject to.
  8. (en) Certainly.
  9. (en) Sure.
  10. (en) Ancillary.
  11. (en) Dependent on.
  12. (en) Sock with a separation for the big toe; worn with thong sandals by the Japanese.
  13. (en) Split toed socks worn by senior instructors.
  14. (en) Toed sock.
  15. (en) White sock-like garments worm by monks, nuns, and other seniors for gakki and other special services.
  16. (en) Subject.
  17. (en) Dependent.
  18. (en) Dependant.
  19. (en) Adjective.
  20. (en) Subordinate.
  21. (en) Linked.
  22. (en) Surely.
  23. (en) Servant.
  24. (en) Contingent on.
  25. (en) Bound by.
  26. (en) National.
  27. (en) Citizen.
  28. (en) Vassal state.
  29. (en) Appurtenant.
  30. (en) Consequent.
  31. (en) İncident.
  32. (en) Subordinated.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009