Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > numara yapma nedir, numara yapma ne demek, numara yapmaın anlamı, ingilizcesi (numara yapma nnd)

numara yapma nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






numara yapma

  1. (en) show

numara (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam.
  2. Ölçü, derece.
  3. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı.
  4. Öğrenciye verilen not
    Örnek: Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim. R. N. Güntekin
  5. Bir telefonun açılmasını sağlayan sayılar.
  6. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı.
  7. Eğlendirici oyunlardan her biri
    Örnek: Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak. B. Felek
  8. Hile, düzen, dalavere, yalan
    Örnek: Bırak şimdi numarayı. H. Taner
  9. Bk. çekim sayısı
  10. (en) Number. no. size. trick. affectation. act. pretence. pretense. stunt.
  11. (en) Act. disguise. gimmick. mark. number. pretence. ruse. stunt. trick. number rakam. grade. size. performance. size.
  12. (en) Number. house number. circus. put on.

çekim sayısı (nedir ne demek)

  1. Çekimlerin, çevirim senaryosunda sıralanırken aldıkları sayı.
  2. (en) Number (of shot), shot number, slate number
  3. (al) Szennennummer, Einstellungsnummer
  4. (fr) Numéro (du plan)

yapma (nedir ne demek)

  1. Karşısındakini, ilgilendiği işten alıkoymak için söylenir.
  2. Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı
    Örnek: Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek... Y. K. Karaosmanoğlu
  3. İçten olmayan, içten gelmeyerek yapılan, yapmacık
    Örnek: Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi. H. Taner
  4. Yapmak işi.
  5. Bk. yapım
  6. (en) Artificial. dummy. imitated. postiche. sham. spurious. accomplishment. acquittal. construction. execution. exercise. fulfillment. fulfilment. implement. making. pursuance.
  7. (en) Achievement. discharge. erection. execution. fabrication. false. foundation. fulfilment. imitation. observance. performance. transaction. made. done. artificial. sham. pretented. doing. making. building. bogus. affected. mannered.
  8. (en) Doing. making. mock. artificial imitation. affected. feigned. artificial. factitious. fulfilment. knock it off. manufacture. nark it. performance. rendering. sack. spurious. fulfillment.
  9. (en) perpetration
  10. (en) [yapma] adj. artificial, dummy, imitated, postiche, sham, spurious

show   US UK (nedir ne demek)

  1. Eski veya shew göstermek, arzetmek, göz önüne koymak
  2. İhsan etmek
  3. İzhar etmek, meydana çıkarmak
  4. İçeriye götürmek
  5. Anlatmak, ispat etmek
  6. söylemek
  7. öğretmek
  8. Görünmek, gözükmek, kendini göstermek
  9. Yarışmaya katılmak
  10. Yarışta üçüncü gelmek
  11. Gösteriş, görünüş, temaşa
  12. Temsil, sergi
  13. Gösteri, numayiş
  14. taklit
  15. Saltanat, debdebe, azamet
  16. Yarışta üçüncü yer
  17. belirti
  18. Dili fırsat, şans
  19. Dışa vurmak, göstermek, sergilemek, meydana çıkarmak, belirtmek, belli etmek, görünmek, ibraz etmek, belli olmak, gösterimde olmak, kendini göstermek, gösterilmek; renk vermek; sahnelemek; kanıtlamak, açıklamak delalet etmek, öğretmek

dizi (nedir ne demek)

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  12. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  13. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  14. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  15. (en) Series, 2-
  16. (en) serial
  17. (en) Batch. battery. course. line. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. serial. paradigm. scale. progression. file.
  18. (en) array.
  19. (en) Series. file. range. rank. row. series. string. line. scale. progression. train. linkage. configuration. tier. bank. gear. layer. queue. form. formation. lineup. catena. tail. strand. skein. ordinal. course. alignment. strung.
  20. (en) row
  21. (en) series
  22. (al) Serie, Filmserie,
  23. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  24. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  25. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  26. (fr) rang

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük