Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > none but nedir, none but ne demek (none but nnd)

none but nedir, none but ne demek?

none but   US UK

  1. Yalnizca

none   US UK (nedir ne demek)

  1. Hiç biri, hiç kimse
  2. Hiç, asla, hiç bir suretle.
  3. Hiçbiri, hiç kimse, hiç

but   US UK (nedir ne demek)

  1. İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü.
  2. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü
    Örnek: Kimi azık torbasını, kimi yanındakinin kaba budunu yastık yapmıştı kafasına. R. Enis
  3. Kalça ekleminden, ayak bileğine kadar uzanan bölgenin kemikli et parçası.
  4. (en) Buttock.
  5. (en) Except with; unless with; without.
  6. (en) Except; besides; save.
  7. (en) Excepting or excluding the fact that; save that; were it not that; unless; elliptical, for but that.
  8. (en) Otherwise than that; that not; commonly, after a negative, with that.
  9. (en) Only; solely; merely.
  10. (en) On the contrary; on the other hand; only; yet; still; however; nevertheless; more; further; as connective of sentences or clauses of a sentence, in a sense more or less exceptive or adversative; as, the House of Representatives passed the bill, but the Senate dissented; our wants are many, but quite of another kind.
  11. (en) The outer apartment or kitchen of a two-roomed house; opposed to ben, the inner room.
  12. (en) Limit; a boundary.
  13. (en) See 1st Butt.
  14. (en) Limit; a bound; a goal; the extreme bound; the end.
  15. (en) The thicker end of anything.
  16. (en) See But.
  17. (en) Mark to be shot at; a target.
  18. (en) Person at whom ridicule, jest, or contempt is directed; as, the butt of the company.
  19. (en) Push, thrust, or sudden blow, given by the head of an animal; as, the butt of a ram.
  20. (en) Thrust in fencing.
  21. (en) Piece of land left unplowed at the end of a field.
  22. (en) Joint where the ends of two objects come squarely together without scarfing or chamfering; also called butt joint.
  23. (en) The end of a connecting rod or other like piece, to which the boxing is attached by the strap, cotter, and gib.
  24. (en) The portion of a half-coupling fastened to the end of a hose.
  25. (en) The joint where two planks in a strake meet.
  26. (en) The thickest and stoutest part of tanned oxhides, used for soles of boots, harness, trunks.
  27. (en) The hut or shelter of the person who attends to the targets in rifle practice.
  28. (en) And nothing more; 'I was merely asking'; 'it is simply a matter of time'; 'just a scratch'; 'he was only a child'; 'hopes that last but a moment'.
  29. (en) She welcomed both faculty and staff She welcomed faculty, staff, and students She welcomed faculty, as well as staff.
  30. (en) Croup, croupe.
  31. (en) Gigot.
  32. (en) Rump.
  33. (en) Drumstick.
  34. (en) Hind leg, round.
  35. (en) Haunch.
  36. (en) Thigh.
  37. (en) The end; esp.
  38. (en) The larger or thicker end, or the blunt, in distinction from the sharp, end.
  39. (en) See Butt, , and Abut,.
  40. (en) Butterfish.
  41. (en) Ale [AH-lih] A very useful word One I didn't learn until fairly recently This sentence no verb Date of entry: 9 May 2000.
  42. (en) İf a person does NOT have perception then they are only using these Aroma techniques in the physical dimension, not the esoteric, because they cannot SEE a persons own AURA then they cannot diagnose correctly what the patient may need Let alone prescribe correctly for them.
  43. (en) But' used at the end of a sentence replacing the english term 'However' 'It was raining that time when we went rollerblading we had a nice time but!'.
  44. (en) Conj tapi 2 conj tetapi.
  45. (en) Conj however; other than; yet.
  46. -den gayri, -den hariç
  47. (bağlaç) fakat, ama, lakin, ancak, halbuki, ki
  48. Sadece, yalnız
  49. İtiraz, karşı çıkma

yalnizca (nedir ne demek)

  1. (en) None but

hiç (nedir ne demek)

  1. Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz.
  2. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz.
  3. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz.
  4. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
  5. (en) Zero.
  6. (en) Whatsoever.
  7. (en) Nary.
  8. (en) Whatever.
  9. (en) None.
  10. (en) Never.
  11. (en) Ever.
  12. (en) Far from.
  13. (en) By any means.
  14. (en) Least of all.
  15. (en) Nothing.
  16. (en) Not a whit.
  17. (en) At all.
  18. (en) Not a dreg.
  19. (en) Not an iota.
  20. (en) Not in the least.
  21. (en) Ne'er.
  22. (en) No whit.
  23. (en) Not at all.
  24. (en) Null.
  25. (en) Naught.
  26. (en) Nough.
  27. Hık, hıçkırık sesi, hıçkırık sesini ifade etmek için çıkarılan ses göre isimlendirilen kelime

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021