Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > noktai mihrakiye nedir, noktai mihrakiye ne demek (noktai mihrakiye nnd)

noktai mihrakiye nedir, noktai mihrakiye ne demek?

noktai mihrakiye

  1. Yanma noktası. Odak noktası. (Osmanlıca'da yazılışı: nokta-i mihrakiye)

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
  10. Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  11. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  12. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.
  13. Bk. dönem
  14. (Nukta) Benek.
  15. (en) Pinpoint.
  16. (en) Point.
  17. (en) Spot.
  18. (en) Speck.
  19. (en) Full stop.
  20. (en) Stop.
  21. (en) Full point.
  22. (en) Post.
  23. (en) Fleck.
  24. (en) Macula.
  25. (en) Particular.
  26. (en) Period.
  27. (en) Speckle.
  28. (en) Tittle.
  29. (en) Respect.
  30. (en) Vertex.
  31. (en) Place.
  32. (en) Subject.
  33. (en) Military post.
  34. (en) Police post.
  35. (en) İsolated sentry.
  36. (en) İtem.
  37. (en) Pause.
  38. (en) Pitch.
  39. (en) Taint.
  40. (fr) Point
  41. (la) Punctum

dönem (nedir ne demek)

  1. Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot
    Örnek: Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. H. E. Adıvar
  2. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.
  3. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
  4. Yarıyıl.
  5. Dönme işi.
  6. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları.
  7. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
  8. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi).
  9. Devir.
  10. (en) Period.
  11. (en) Season.
  12. (en) Period of time.
  13. (en) Period, run.
  14. (en) Term.
  15. (en) Semester.
  16. (en) Session.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Epoch.
  20. (en) Spell.
  21. (en) School term.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Phase.
  24. (en) Time period.
  25. (al) Periode
  26. (fr) Période

yanma noktası (nedir ne demek)

  1. (en) Burning point.

yanma (nedir ne demek)

  1. Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.
  2. Yanmak işi
  3. Bir filmin herhangi bir nedenden alev alması.
  4. Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi ya da bir bileşik, atom ya da iyondan elektron kaybı. Oksidasyon.
  5. Bir yakıtın oksijenle kimyasal tepkime yaparak ısı açığa çıkarması olayı.
  6. --iişi--, ses ve ışık vererek ya da yayayarak oluşan, hızlı yükseltgenme tepkimesi.
  7. Otlarda kızışma.
  8. (en) İnflammation (of film).
  9. (en) Burning.
  10. (en) Oxidation.
  11. (en) Swelter.
  12. (en) Fire.
  13. (en) Burn.
  14. (en) Tanning.
  15. (en) Burnout.
  16. (en) Combustion.
  17. (en) Fermentation.
  18. (en) İgnition.
  19. (en) Gleam.
  20. (en) Kindling.
  21. (en) Combustion process.
  22. (en) Fusing.
  23. (en) Combustibility.
  24. (en) Blowout.
  25. (en) İnflammation.
  26. (en) İnflammability.
  27. (al) Verbrennung
  28. (fr) İnflammation (de la pellicule, du film)
  29. (fr) Oxidation
  30. (fr) Combustion
  31. (la) Combustia:yanma

odak (nedir ne demek)

  1. Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak.
  2. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.
  3. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçekodak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanalodak).
  4. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçekodak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanalodak).
  5. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.
  6. Merceklerde ve aynalarda, kırılan veya yansıyan ışınların toplandığı nokta.
  7. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus.
  8. (en) Focus, focal point.
  9. (en) Focal.
  10. (en) Pivotal.
  11. (en) Focal point.
  12. (en) Focus.
  13. (en) Center.
  14. (en) Centre.
  15. (al) Fokus, Brennpunkt
  16. (al) Fokus
  17. (fr) Foyer, point focal, focus
  18. (fr) Focale

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.024