Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nihilizm nedir, nihilizm ne demek (nihilizm nnd)

nihilizm nedir, nihilizm ne demek?

nihilizm

  1. Moral gerçeği ve değerleri reddeden bir öğreti.
  2. Her türlü gerçek varlığı inkâr eden aşırı bireycilik, hiççilik, yokçuluk.
  3. Her türlü siyasi düzeni inkâr eden, toplumun birey üzerinde hiçbir baskısını kabul etmeyen görüş
    Örnek: Bir nevi şiddetli mefkûrecilik, bir nevi nihilizm, daha doğrusu bir nevi ... zırdelilik. P. Safa
  4. Bk. hiççilik
  5. (en) Nihilism.
  6. (en) Nihilism hiççilik.

hiççilik (nedir ne demek)

  1. Nihilizm.
  2. (Lat. nihil - hiç) : (Genel olarak) a. Var olan görüşlere, değerlere, düzene karşı çıkan; b. Hiç bir değer tanımayan görüşlere verilen ad. // Şu biçimleri vardır: 1- (Kuramsal alanda) Her türlü bilgi olanağını yadsıyan, sorunsal olmayan ve kendisinden kuşkulanılmayan hiç bir şeyin olmadığını öne süren görüş (= eleştirici ve kuşkucuhiççilik). 2- (Ahlâk alanında) Ahlâk kurallarını ve değerlerini tanımayan görüş. 3- (Siyasa alanında) a. Yeni bir toplum düzeni kurmak isteğiyle eski, yerleşik düzeni bütünüyle yadsıyan görüş. b. Her türlü siyasal düzeni yadsıyan, toplumun birey üzerinde hiç bir baskısını kabul etmeyen görüş; bu biçimi anarşizm ve salt bireycilikle birleşir.
  3. (en) Nihilism.
  4. (fr) Nihilisme
  5. (la) Nihil

moral   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir insanın ruhsal gücü, manevi güç, yürek gücü, maneviyat.
  2. Bk. gönülgücü
  3. (en) Morale.
  4. (en) Relating to duty or obligation; pertaining to those intentions and actions of which right and wrong, virtue and vice, are predicated, or to the rules by which such intentions and actions ought to be directed; relating to the practice, manners, or conduct of men as social beings in relation to each other, as respects right and wrong, so far as they are properly subject to rules.
  5. (en) Conformed to accepted rules of right; acting in conformity with such rules; virtuous; just; as, a moral man.
  6. (en) Used sometimes in distinction from religious; as, a moral rather than a religious life.
  7. (en) Capable of right and wrong action or of being governed by a sense of right; subject to the law of duty.
  8. (en) Acting upon or through one's moral nature or sense of right, or suited to act in such a manner; as, a moral arguments; moral considerations.
  9. (en) Sometimes opposed to material and physical; as, moral pressure or support.
  10. (en) Supported by reason or probability; practically sufficient; opposed to legal or demonstrable; as, a moral evidence; a moral certainty.
  11. (en) Serving to teach or convey a moral; as, a moral lesson; moral tales.
  12. (en) The doctrine or practice of the duties of life; manner of living as regards right and wrong; conduct; behavior; usually in the plural.
  13. (en) To moralize.
  14. (en) The significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor' concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of behavior and character based on those principles; 'moral sense'; 'a moral scrutiny'; 'a moral lesson'; 'a moral quandary'; 'moral convictions'; 'a moral life' psychological rather than physical or tangible in effect; 'a moral victory'; 'moral support' arising from the sense of right and wrong; 'a moral obligation' relating to principles of right and wrong;e.
  15. (en) Morality play.
  16. (en) See Morality,.
  17. (en) Esprit de corps.
  18. (en) Morality.
  19. (en) Relating to principles of right and wrong; i e to morals or ethics; 'moral philosophy'.
  20. (en) Concerned with principles of right and wrong or conforming to standards of behavior and character based on those principles; 'moral sense'; 'a moral scrutiny'; 'a moral lesson'; 'a moral quandary'; 'moral convictions'; 'a moral life'.
  21. (en) Adhering to ethical and moral principles; 'it seems ethical and right'; 'followed the only honorable course of action'; 'had the moral courage to stand alone'.
  22. (en) The significance of a story or event; 'the moral of the story is to love thy neighbor'.
  23. (en) Synonym for 'ethical ' See ethics.
  24. (en) Good according to a standard of right and wrong, as in: The moral thing to do isn't always the popular thing to do.
  25. (en) Knowing right from wrong behavior.
  26. (en) Of or relating to principles of right and wrong in behavior : ETHICAL'.
  27. (en) Virtuous, doing the right thing.
  28. (en) Referring to what is right and wrong, good and bad, with emphasis on overt behavior-acts, habits, and customs Levels of moral reasoning include preconventional morality, based on avoiding punishment and striving for pleasure; conventional morality, based on pleasing others and doing one's duty as prescribed by authorities; and postconventional morality, based on mutual consent and personal conviction See ethics.
  29. (en) The moral Gower John Gower, the poet, is so called by Chaucer Father of moral philosophy Thomas Aquinas.
  30. (en) Able to know right from wrong in conduct; deciding and acting from that understanding.
  31. (en) The moral perspective in which one knows the good, proper, and right The moral perspective is played out through one's motives, intentions, and actions as they impinge on or affect other human beings.
  32. (en) Lesson learned from a mediation.
  33. (en) Relating to right and wrong as determined by duty.
  34. (en) Morale , morality , morals.
  35. (en) To morals or ethics; 'moral philosophy'.
  36. (en) Arising from the sense of right and wrong; 'a moral obligation'.
  37. (en) Psychological rather than physical or tangible in effect; 'a moral victory'; 'moral support'.
  38. (en) Based on strong likelihood or firm conviction rather than actual evidence; 'a moral certainty'.
  39. (en) Relating to, dealing with, or capable of making the distinction between, right and wrong in conduct; relating to, serving to teach, or in accordance with, the principles of right and wrong; good or right in conduct or character.
  40. (en) Relating to, dealing with, or capable of making the distinction between right and wrong in conduct.
  41. Ahlak dersi, kıssadan hisse, medeni cesaret
  42. Ahlaka ait, ahlaki, törel, ahlaksal
  43. İyi ahlaklı, doğru
  44. İyilik veya fenalık yapmaya muktedir
  45. Manevi
  46. Olasılı
  47. Ahlâk dersi
  48. Çoğ

değer (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.
  2. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
  3. Yüksek ve yararlı nitelik.
  4. Üstün, yararlı nitelikleri olan (kimse)
    Örnek: Bu kız aramaya, düşünmeye değer bir şey değildi. R. N. Güntekin
  5. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
  6. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
  7. Neoklasik iktisada göre tüketicinin son biriminin faydasını dikkate alarak bir mala verdiği göreli önem.
  8. Emek-Değer kuramına göre bir malın içerdiği emek zamanı.
  9. Neoklasik ve emekdeğer kuramlarına göre iki mal arasında olması gereken değişim oranı. krş. değişimdeğeri,
  10. Dışalım eşyasının Dünya Ticaret Örgütünün ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca tespit edilen bedeli.
  11. Bir büyüklüğün ya da bir özelliğin bir birim cinsinden nicel tutan.
  12. Yüksek nitelik.
  13. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
  14. Bir şeyin önemini belirten ölçü, karşılık.
  15. 1-Bir varlığın ruhsal, toplumsal, ahlaksal ya da güzellik yönünden taşıdığı düşünülen yüksek ya da yararlı nitelik. 2- Bir değişkenin yada bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
  16. (en) Account.
  17. (en) Cost.
  18. (en) Dignity.
  19. (en) Meaning.
  20. (en) Asset.
  21. (en) Assets.
  22. (en) Worth.
  23. (en) Worthy.
  24. (en) Worthy of.
  25. (en) Worthwhile.
  26. (en) Value.
  27. (en) Price.
  28. (en) Worthiness.
  29. (en) Valuation.
  30. (en) Rate.
  31. (en) Amount.
  32. (en) Costliness.
  33. (en) Currency.
  34. (en) Dearness.
  35. (en) Merit.
  36. (en) Preciousness.
  37. (en) Significance.
  38. (en) Weight.
  39. (en) Valuable quality.
  40. (en) Actual value.
  41. (en) Esteem merit.
  42. (en) Premium.
  43. (en) Valuta.
  44. (al) Wert
  45. (fr) Valeur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009