Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nicelik zarfı nedir, nicelik zarfı ne demek (nicelik zarfı nnd)

nicelik zarfı nedir, nicelik zarfı ne demek?

nicelik zarfı

  1. Az, çok, fazla, büsbütün, eksik gibi zarflar..
  2. (fr) Adverbe de quantité

nicelik (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar.
  2. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları.
  3. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.
  4. Nesneler ve olaylarla ilgili ölçülebilir özellikler, anlamdaş tutar.
  5. (en) Quantity.
  6. (en) Proportion.
  7. (en) Number.
  8. (al) Menge
  9. (fr) Quantité

zarf   US UK (nedir ne demek)

  1. Kap, kılıf, sarma.
  2. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
    Örnek: Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. A. Haşim
  3. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
    Örnek: Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. R. Enis
  4. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.
  5. Bk. belirteç
  6. Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri.
  7. Virüs tarafında kodlanan proteinlerle tomurcuklanma sırasında hücreden alınan lipoprotein tabakadan oluşan ve bazı virüs ailelerinde kapsit yapının üzerinde bulunan yapı ögesi.
  8. (en) Envelope.
  9. (en) An ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
  10. (en) Adverbial.
  11. (en) Adverb.
  12. (en) Calyx.
  13. (en) Cartridge.
  14. (en) Cover.
  15. (en) Receptacle.
  16. (en) Sheath.
  17. (en) Case.
  18. (en) Jacket.
  19. (en) Adverb belirteç.
  20. (en) Metallic cuplike stand used for holding a finjan.
  21. (al) Hüllkurve
  22. (fr) Enveloppe
  23. Kahve fincanı zarfı.

belirteç (nedir ne demek)

  1. Zarf.
  2. (Derleme.. katmaç) Bir eylemin, bir sıfatın ya da bir başka belirtecin anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen sözcük: Çok konuşuyor; Erken gelince şaşırdık; En iyi arkadaş kitaptır; En fazla kazanan en çok çalışandır vb.
  3. Çizgisel denklem takımlarının çözümü için konulmuş işlemsel bir kural; n'inci dereceden birbelirteç, n dikeç ve n dizeç olarak öbeklenmiş n2 sayılı bir çizelge oluşturur.
  4. Ortamın hidrojen iyon konsantrasyonuna göre renk değiştiren zayıf organik asit veya bazlar, indikatör.
  5. Yemlerde doğal olarak bulunan, sindirim kanalından çok az emilen, gerçekte gübrede değişmemiş olarak tamamen bulunabilen, lignin, kromojen, silisyumdioksit, slika gibi dış indikatörler veya krom oksit, demir oksit ve baryum sülfat gibi iç indikatörlerle teorik sindirilebilirlik ve kuru madde tüketimini hesaplamada kullanılan maddeler.
  6. Bulunduğu yerin niteliği hakkında bilgi veren işaretleyici, markır. Üç şekilde kullanılabilir.
  7. Kromozomda yeri ve işlevi bilinen bir genin, başka bir genin haritalanmasında.
  8. Antijenik belirteç olarak hücre tiplendirmesinde.
  9. Dna, RNA veya protein belirteçler, bilinen uzunlukta veya nitelikte parçacıklar olup çözümlemelerde kullanılabilir.
  10. Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren, belirleyici, indikatör.
  11. (en) Adverb zarf.
  12. (en) Reagent.
  13. (en) İdentifier.
  14. (en) Adverb.
  15. (en) Determinant.
  16. (en) İndicator, marker.
  17. (en) İndicator.
  18. (al) Determinante
  19. (fr) Adverbe
  20. (fr) Déterminant

az çok (nedir ne demek)

  1. Bir parça, oldukça.
  2. (en) Quite.
  3. (en) Rather.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

fazla (nedir ne demek)

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    Örnek: Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
  2. Daha çok, aşkın
    Örnek: Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
  3. Artmış olan.
  4. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
  5. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
  6. (en) Excessive.
  7. (en) Above.
  8. (en) Heartily.
  9. (en) Redundant.
  10. (en) More.
  11. (en) More (than.
  12. (en) Acute.
  13. (en) Devilish.
  14. (en) İn excess.
  15. (en) Superfluous.
  16. (en) Spare.
  17. (en) Plus.
  18. (en) Much.
  19. (en) Extra.
  20. (en) Unneedful.
  21. (en) De trop.
  22. (en) Supernumerary.
  23. (en) Surplus.
  24. (en) Thick.
  25. (en) Over.
  26. (en) İn excess of.
  27. (en) Excess.
  28. (en) Super-.
  29. (en) Rising of.
  30. (en) Too much.
  31. (en) Too many.
  32. (en) Great.
  33. (en) Heavy.
  34. (en) Residual.
  35. (en) Residuary.
  36. (en) Steep.
  37. (en) Superlative.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015