Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nice to meet you nedir, nice to meet you ne demek (nice to meet you nnd)

nice to meet you nedir, nice to meet you ne demek?

nice to meet you   US UK

  1. Tanıştığımıza memnun oldum

nice   US UK (nedir ne demek)

  1. Kaç, ne kadar.
  2. Birçok
    Örnek: Yalılarda nice yük odaları, oda gibi büyük kilerler vardı. A. Ş. Hisar
  3. Nasıl.
  4. Uzun süreden beri.
  5. (en) Foolish; silly; simple; ignorant; also, weak; effeminate.
  6. (en) Of trifling moment; unimportant; trivial.
  7. (en) Overscrupulous or exacting; hard to please or satisfy; fastidious in small matters.
  8. (en) Delicate; refined; dainty; pure.
  9. (en) Apprehending slight differences or delicate distinctions; distinguishing accurately or minutely; carefully discriminating; as, a nice taste or judgment.
  10. (en) Done or made with careful labor; suited to excite admiration on account of exactness; evidencing great skill; exact; fine; finished; as, nice proportions, nice workmanship, a nice application; exactly or fastidiously discriminated; requiring close discrimination; as, a nice point of law, a nice distinction in philosophy.
  11. (en) National Institute for Clinical Excellence.
  12. (en) How many.
  13. (en) Many.
  14. (en) Pleasing; agreeable; gratifying; delightful; good; as, a nice party; a nice excursion; a nice person; a nice day; a nice sauce, etc.
  15. (en) City in southeastern France on the Mediterranean; the leading resort on the French Riviera pleasant or pleasing or agreeable in nature or appearance; 'what a nice fellow you are and we all thought you so nasty'- George Meredith; 'nice manners'; 'a nice dress'; 'a nice face'; 'a nice day'; 'had a nice time at the party'; 'the corn and tomatoes are nice today' done with delicacy and skill; 'a nice bit of craft'; 'a job requiring nice measurements with a micrometer'; 'a nice shot'.
  16. (en) So many.
  17. (en) So much.
  18. (en) City in southeastern France on the Mediterranean; the leading resort on the French Riviera.
  19. (en) Pleasant or pleasing or agreeable in nature or appearance; 'what a nice fellow you are and we all thought you so nasty'- George Meredith; 'nice manners'; 'a nice dress'; 'a nice face'; 'a nice day'; 'had a nice time at the party'; 'the corn and tomatoes are nice today'.
  20. (en) Socially or conventionally correct; refined or virtuous; 'from a decent family'; 'a nice girl'.
  21. (en) Done with delicacy and skill; 'a nice bit of craft'; 'a job requiring nice measurements with a micrometer'; 'a nice shot'.
  22. (en) Excessively fastidious and easily disgusted; 'too nice about his food to take to camp cooking'; 'so squeamish he would only touch the toilet handle with his elbow'.
  23. (en) Noting distinctions with nicety; 'a discriminating interior designer'; 'a nice sense of color'; 'a nice point in the argument'.
  24. (en) Exhibiting courtesy and politeness; 'a nice gesture'.
  25. (en) Run a program with modified scheduling priority.
  26. (en) Foolish.
  27. (en) National Institute for Clinical Excellence A UK government body set up to examine new clinical methods.
  28. (en) National Institute for Consumer Education is an educational program with an emphasis on consumer, economic and personal finance education.
  29. (en) Change priority of a process.
  30. Hoş, cazip
  31. İyi, mükemmel
  32. Nazik
  33. Latif, tatlı
  34. İnce
  35. Dakik
  36. Hoş, güzel, sevimli, kibar, ince, hassas, dakik

to   US UK (nedir ne demek)

  1. -E
  2. -e doğru, yönüne doğru, tarafına
  3. İle
  4. -e kadar, -e değin, derecesine kadar
  5. -e dair
  6. -e nazaran, -e nispetle
  7. -e göre
  8. Hakkında, için
  9. Mak, mek (mastar edatı).
  10. -e dogru
  11. Asıl vaziyete doğru
  12. E, ye, ya, e doğru, göre, karşı

meet   US UK (nedir ne demek)

  1. Karşılaşma, atletizm yanşması.
  2. Uygun, münasip, yakışır.
  3. Rastgelmek, karşılaşmak, tesadüf etmek, bulmak
  4. Karşılamak
  5. Tanışmak
  6. Buluşmak, toplanmak, bir araya gel mek, görüşmek
  7. Birleşmek, kavusmak
  8. Uğramak, başına gelmek
  9. Yerine getirmek.
  10. Görüşme yapmak, karşılaşmak, rastlamak, toplanmak, bulmak, tanışmak, görüşmek, buluşmak, karşılamak, kavuşmak, başına gelmek, uğramak, yerine getirmek

you   US UK (nedir ne demek)

  1. Sen, siz, sana, size, seni, sizi
  2. Siz, sizler, sen
  3. Seni, size

yo   US UK (nedir ne demek)

  1. "Hayır" anlamında bir söz.
  2. "Yapmam, istemem, kabul etmem" anlamında itiraz sözü.
  3. "Sakın" anlamında bir uyarı sözü
    Örnek: Yoo, güvercinlerime dokunmayınız, dedi. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. (en) This is a suffix attachted to the end of words to show assertion and stress For example, saying 'Hontou!' means 'Really!', but saying 'Hontou-yo!' means 'I'm telling you and it's TRUE!' Pronounced just as it's spelled.
  5. (en) Youthful offenders are inmates age 24 and younger that have been designated by the sentencing court or the Florida Department of Corrections Youthful offenders are housed in one of several designated institutions.
  6. (en) Same as Yang in Yin-Yang.
  7. (en) Yarn over yarn should sit behind hook, bring yarn over hook.
  8. (en) The hard, male, light, or positive principle of nature.
  9. (en) Highly-Scientific term meaning: 'Eureka, I have found it!'.
  10. Hey!, hey sen! (dikkatini çekmek için bir kimseyi çağŸırma)

memnun (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
    Örnek: Halk, oyunun bittiğini anlayarak memnun, sessizce tiyatroyu boşalttılar. M. Ş. Esendal
  2. Sevimli, sevinçli.
  3. Razı olan, kabul eden.
  4. (en) Glad.
  5. (en) Contented.
  6. (en) Elated.
  7. (en) Thankful.
  8. (en) Pleased.
  9. (en) Happy.
  10. (en) Content.
  11. (en) Grateful.
  12. (en) Satisfied.
  13. (en) Delighted.
  14. (en) Chuffed.
  15. (en) Gladsome.
  16. (en) Gratified.
  17. (en) Rejoiced at.

kaç (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı.
  2. Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı
    Örnek: Yakup Kadri'nin romanlarının kaç dile çevrildiğini bilen bile yoktur. Ç. Altan
  3. Birçok
  4. (en) Many.
  5. (en) How many.
  6. (en) How much ? how many.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010