Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nevruz nedir, nevruz ne demek (nevruz nnd)

nevruz nedir, nevruz ne demek?

nevruz

  1. Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün.
  2. Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi.
  3. Otu.
  4. Nevruz otu.
  5. Bk. süsen
  6. 1. yeni gün. 2. ilkbahar başlangıcı. 3. türk müziğinin makamlarından.
  7. Yeni gün.
  8. Eski İran takvimine göre yeni yılın ve ilkbaharın başlangıç günü.
  9. Güneşin koç burcuna girdiği gün.
  10. Yeni gün. İlkbahar. Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (Kuzu) burcuna girdiği 22 Marta rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz müsavi olur. İranlıların yılbaşısıdır.

süsen (nedir ne demek)

  1. Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica).
  2. Süsengiller (Iridaceae) familyasından, rizomlu ya da soğanlı, kılıçsı yapraklı, mavi, mor, beyaz, kahverengi gibi renklerde çiçekleri olan, mezarlıklarda, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen, çok yıllık bitkiler. Nevruz.
  3. Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi.
  4. çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi. zambak
  5. (en) Blue flag.
  6. (en) Iris.
  7. (en) İris.
  8. (fr) Iris
  9. (fr) İris
  10. (la) Iris
  11. (la) İris

eski (nedir ne demek)

  1. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
    Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç
  2. Önceki, sabık
    Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner
  3. Geçerli olmayan
    Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin
  4. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
  5. Geçmiş çağlardaki
    Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin
  6. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
  7. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
    Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil
  8. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
  9. Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
  10. İngiltere'Den köken alan, orijini hakkında değişik teoriler bulunan, başarılı bir koyun çobanı ve soğuk havalara iyi uyum sağladığı için ren geyiği gütmek için kullanılmış, vücudu büyük ve kare şeklinde, tüy yapısı kabarık, gövdesi kaslı ve dengeli, bir ırk özelliği olarak sırt düzeyi omuzdan geriye doğru yükselen eğime sahip, ya doğuştan kuyruksuz veya kuyruğu tamamen kesilen, kürkü uzun ve çift katmanlı, rengi mavi, gri veya gri-mavi, bazen baskın renk üzerinde desenler görülebilen, ırk özelliği olarak yürüyüş şekli ayı yürüyüşünü andıran yuvarlanır tarzda, havlaması yüksek sesli ve çınlayan, nazik, sevecen, zeki, sadık ve koruyucu, çok güçlü gütme içgüdüsüne sahip olduğundan ailesini, özellikle küçük çocukları gütmeye çalışabilen, bekçi köpeği ve özellikle koyun gütme amaçlı çoban köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, bobtail köpeği.
  11. Sekiz adet varyetesi bulunan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, İngiltere'de bulunan, küçük yapılı ve oldukça tüylü etkin tavuk ırkı.
  12. Bk. bayat
  13. (en) Antiquated.
  14. (en) Corny.
  15. (en) Dated.
  16. (en) Shabby.
  17. (en) Unto.
  18. (en) Veteran.
  19. (en) Worn out.
  20. (en) Second hand.
  21. (en) Gray.
  22. (en) Grey.
  23. (en) Hoary.
  24. (en) One time.
  25. (en) Old English Sheep Dog.
  26. (en) Old English Game Hen.
  27. (en) Ancient.
  28. (en) Early.
  29. (en) Former.
  30. (en) Earlier.
  31. (en) Out-of-date.
  32. (en) Old-time.
  33. (en) Used.
  34. (en) Secondhand.
  35. (en) Archaic.
  36. (en) Bygone.
  37. (en) Crusted.
  38. (en) Cut-and-dried.
  39. (en) Disused.
  40. (en) Erstwhile.
  41. (en) İmmemorial.
  42. (en) Late.
  43. (en) Obsolete.
  44. (en) Olden.
  45. (en) Onetime.
  46. (en) Passe.
  47. (en) Passee.
  48. (en) Past.
  49. (en) Previous.
  50. (en) Prior.
  51. (en) Quondam.
  52. (en) Sometime.
  53. (en) Of lo.
  54. (en) Obsolescent.
  55. (en) Old-fashioned.
  56. (en) Out of date.
  57. (en) Outmoded.
  58. (en) Worn-out.
  59. (en) Back.
  60. (en) Outworn.
  61. (en) Primitive.
  62. (en) Pristine.
  63. (en) Stale.
  64. (en) Threadbare.
  65. (fr) Archaique

yıl (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarlağının, güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman.
  2. Miladi takvime göre ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem, sene
    Örnek: Yıl 1919 / Mayısın on dokuzu / Ufukta duran gemi gitgide yaklaşıyor. C. S. Erozan
  3. Başlangıç tarihi belli olmayan on iki aylık süre
    Örnek: Kırkı atlayalı birkaç yıl oldu. H. E. Adıvar
  4. Bir gezegenin güneş çevresindeki dolanım süresi.
  5. Güneş'in ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasında kalan zaman süresi ; Yer'in Güneş çevresinde bir kez dolanması için geçen zaman.
  6. (en) Year sene.
  7. (en) Year.
  8. (fr) Année

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008