Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nesne bakısı nedir, nesne bakısı ne demek, nesne bakısıın anlamı, ingilizcesi (nesne bakısı nnd)

nesne bakısı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






nesne bakısı

  1. Suya atılan bir nesnenin çıkardığı ses ya da oluşturduğu dalgaların biçimine bakılarak geleceği okuma işi. bk. bakı. krş. yaprak bakısı.
  2. (en) lecanomancy
  3. (fr) lecanomoncie

nesne (nedir ne demek)

  1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
  2. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
  3. Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
  4. (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
  5. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
  6. (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
  7. (en) Article. object. objective. objective case.
  8. (en) Body. object. stuff. thing. thingamajig. anything şey. obje. object obje. direct object. anything.
  9. (en) Object. thing. article. charm. chose.
  10. (en) object
  11. (en) Determined direct object
  12. (al) Gegenstand
  13. (fr) objet
  14. (fr) Complément direct déterminé, object
  15. (la) objectum

bakı (nedir ne demek)

  1. Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu.
  2. Denetleme.
  3. Fal.
  4. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu.
  5. (en) Aspect. fortune fal. inspection teftiş.
  6. (en) aspect
  7. (fr) Exposition "topographique"

ses (nedir ne demek)

  1. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  2. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
    Örnek: Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
  3. Duygu ve düşünce
    Örnek: Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
  4. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
  5. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
  6. (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
  7. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
  8. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
  9. (en) sound
  10. (en) Sound. sonic. phonic. audio. vocal. acoustic. sound. voice. noise. tone. cry. call. shout. clatter. sonance. vocal. vox. phono-. sono-.
  11. (en) Noise. sound. tone. voice. cry. note.
  12. (en) Audio. sound. voice. tone. noise. audiovisual aids. blur. clatter. cry. murmur.
  13. (en) Senior Executive Service. means the Senior Executive Service.
  14. (en) Senior Executive Service.
  15. (en) Spongiform encephalopathy.
  16. (en) Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
  17. (en) Student Employment Services.
  18. (en) Severely Errored Second. abbr Service Evaluation System.
  19. (en) Scsi Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
  20. (en) Shelf Edge Study Part of LOIS project.
  21. (en) Sports Education Service of the Australian Sports Commission. A second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
  22. (en) Secondary Emissions Standard. severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
  23. (en) Sound, phonem
  24. (en) speech
  25. (al) Ton, Klang, Laut, Schall
  26. (al) Schall
  27. (fr) son
  28. (fr) Phoneme, son

se(nedir ne demek)

  1. Selenyum'Un simgesi.
  2. Sindirilebilir enerji.
  3. (en) [SE (System Engineer) ] n. compass direction located halfway between south and east
  4. (en) Digestible energy

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük