Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nefes kesici nedir, nefes kesici ne demek, nefes kesiciin anlamı, ingilizcesi (nefes kesici nnd)

nefes kesici nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






nefes kesici

  1. Heyecanlı, coşkulu.
  2. (en) breathtaking.

nefes (nedir ne demek)

  1. Soluk.
  2. Şifa amacıyla hastaya dua okuma.
  3. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  4. Canlılık, hayat belirtisi
    Örnek: Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür. O. V. Kanık
  5. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir.
  6. (en) Breath. exhalation. whiff. wind.
  7. (en) Breath. puff. wind. draw. drag.
  8. (en) Breath. puff. air. exhalation. gasp. respiration. wind.

kesici (nedir ne demek)

  1. Kesme işini yapan kimse.
  2. Kasaplık hayvanları kesen kimse.
  3. Kesme işinde kullanılan araç.
  4. Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
  5. Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
  6. Filmin kurgusuna hazırlık olarak kesim işini yapan, kaba kurguyu hazırlayan kimse. Kurgucunun yardımcısı.
  7. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç.
  8. (en) Editor, (ABD) cutter, assistant editor (film editor), joiner, splicing girl, negative cutter, neg cutter (a.)
  9. (en) Cutter. cutting. incisive. slaughterman.
  10. (en) Cutting. incisory. sharp. cutter. clipper.
  11. (en) cutout
  12. (en) Contact breaker, interruptor
  13. (al) Cutterasistent, Kleber(-in), Filmkleber(-in), Schnitter(-in)
  14. (al) Unterbrecher
  15. (al) Ausschalter
  16. (fr) Asistant monteur, monteur-adjoint, aide-monteur(-euse)
  17. (fr) coupe-circuit
  18. (fr) interrupteur

heyecanlı (nedir ne demek)

  1. Çabuk, kolay heyecanlanan (kimse), müteheyyiç.
  2. Heyecan veren.
  3. Heyecanla yapılan
    Örnek: Politikacıların gürültülü, heyecanlı tartışmalarından nefret ederdi. H. Taner
  4. (en) Excited. agitated. dramatic. exciting. thrilling. hot. aglow. agog. crazed. declamatory. emotional. excitable. febrile. feverish. glowing. gone. gripping. heated. hectic. het up. impassioned. inspired. nail biting. rhapsodic. rhapsodical. spirited. s.
  5. (en) Ablaze. breathtaking. excited. exciting. feverish. heady. heated. hectic. het up. impassioned. intense. jumpy. lyrical. nervous. sensational. stirring. timorous. tremulous. uptight. thrilling. excitable.
  6. (en) Exciting. excitable. lively. excited. thrilled. thrilling.

coşkulu(nedir ne demek)

  1. Coşkusu olan.
  2. (en) Exhilarated. rapturous. excited. cock-a-hoop. declamatory. dithyrambic. effusive. enthusiastic. glowing. gut. stirring. sweeping. vehement. in a glow. transported with joy.
  3. (en) Ardent. bubbly. enthusiastic. vigorous. exuberant. ebullient.
  4. (en) Fervid. lyrical. rapturous.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük