|
need
-
İhtiyaç, lüzum, gereklik
-
eksiklik
-
Yolsuzluk, fakirlik zaruret
-
Muhtaç olmak, gereksemek istemek
-
Lâzım olmak
-
İhtiyacı olmak, muhtaç olmak, gerekmek
-
Gereksinim.
-
Güçlü istek
Örnek:
Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim. R. H. Karay
-
Yoksulluk, yokluk.
-
Bk. gereksinim
-
Bk. gereksinme
-
Need. necessity. want. requirement. call. demand. deprivation. desideratum. exigence. exigency. pinch. privation.
-
Necessity. need. occasion. requirement. requisite. thing. want.
-
Something needed. necessity. call. demand. deprivation. exigency exigence. lack. need. poverty. push. requirement. want.
-
Gerek, gereklik, gereklilik, icap
Örnek:
Sizden saklamaya lüzum yok, dedi. R. H. Karay
-
Need. occasion. want. necessity.
-
Necessity. need. call. occasion. want.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|