Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nasihat yollu nedir, nasihat yollu ne demek, nasihat yolluun anlamı, ingilizcesi (nasihat yollu nnd)

nasihat yollu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






nasihat yollu

  1. Öğüde benzer bir biçimde.
  2. (en) zarf

nasihat (nedir ne demek)

  1. Öğüt
    Örnek: Nasihatleri sonuna kadar dinler ve bitince hiç sesini çıkarmaz. M. Ş. Esendal
  2. (en) Advice. counsel. warning. rede.
  3. (en) Advice. counsel.
  4. (en) Advice. counsel. admonition. sermon. advise.

yollu (nedir ne demek)

  1. Yolu herhangi bir nitelikte olan.
  2. Çizgili
    Örnek: Sandığın altında, mor yollu beyaz bir iplik çul seriliydi. O. Kemal
  3. Hızlı giden (taşıt).
  4. Kuralına uygun.
  5. Herhangi bir nitelikte, biçimde
    Örnek: İlk teklifimde direnir yollu konuşmaya başladım. F. R. Atay
  6. Kolayca elde edilen kadın.
  7. (en) Stripy. having roads. striped. loose. slut. slag.
  8. (en) Barred. high speed. streaky. striated. striped. stripy.

benzer (nedir ne demek)

  1. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, müşabih, mümasil
    Örnek: Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim? H. Taner
  2. Benzeşim.
  3. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
  4. Bazı önemsiz ya da tehlikeli görünçlükilerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapısı ve yüzü bu oyuncuya benzeyen kimse. (Bu kimse, asıl oyuncunun yerine oynarsa oyunbenzeri, ışıkların düzenlenmesi sırasında çalışırsa ışıkbenzeri adını alır. Tehlikeli görünçlüklerdekibenzere kavgacı denir).
  5. Nitelik, görünüş bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan.
  6. (en) Double, stand-in (man), twin
  7. (en) Alike. like. similar. analogous. parallel. same. analogic. analogical. approximate. conformable. congener. congenerous. connate. correlative. homologous. indistinguishable. kindred. look-alike. simulant. vicinal. like. closely. in common. of a piece.
  8. (en) Akin. alike. analogous. corresponding. double. fellow. like. match. parallel. similar. resembling. akin. analogous.
  9. (en) Analogous. like. similar. resembling.
  10. (al) Double, Doubel, Darsteller(-in)-Doubel
  11. (fr) Double, doublure, "stand-in"

biçim (nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. İng.: format
  12. (en) Form. shape. style. cast. configuration. conformation. face. fashion. figuration. format. genre. guise. make. mode. semblance. morpho-.
  13. (en) Bathos. configuration. fashion. figure. form. format. make. manner. mode. semblance. shape. strain. stripe.
  14. (en) Format. form. manner. shape. way. well-proportioned form. conformation. cut. fashion. figure. make. method. model. stripe. turn. turn of phrase.
  15. (en) form
  16. (al) Form
  17. (fr) forme

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük