Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nakıs nedir, nakıs ne demek (nakıs nnd)

nakıs nedir, nakıs ne demek?

nakıs

  1. Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan.
  2. Özrü, kusuru olan.
  3. Eksi.
  4. Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan biçimde
    Örnek: Nakıs kalan bilgilerimizi ikmale uğraşırlar. H. C. Yalçın
  5. Bk. eksi
  6. (en) Negative.
  7. (en) Minus.
  8. (en) Less.
  9. (en) Below.
  10. (en) İnadequate.

eksi (nedir ne demek)

  1. Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs.
  2. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
  3. Sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im.
  4. İki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im.
  5. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im.
  6. Yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im;eksi yük gibi.
  7. (en) Negative negatif.
  8. (en) Negative.
  9. (en) Minus.
  10. (en) Minus nakıs.
  11. (al) Negatif
  12. (fr) Négatif

eksik (nedir ne demek)

  1. Bir bölümü olmayan, noksan, natamam.
  2. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
  3. Az
    Örnek: Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil... R. N. Güntekin
  4. İhtiyaç duyulan şey
    Örnek: Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor. H. Taner
  5. (en) Faulty.
  6. (en) Fragmentary.
  7. (en) Shortage.
  8. (en) Shortcoming.
  9. (en) Spotty.
  10. (en) Thin.
  11. (en) Absent.
  12. (en) İmperfect competition.
  13. (en) İmperfect title.
  14. (en) Meagre.
  15. (en) Rudimentary.
  16. (en) Scarce.
  17. (en) Spare.
  18. (en) Deficient.
  19. (en) Lacking.
  20. (en) Defective.
  21. (en) İncomplete.
  22. (en) İnsufficient.
  23. (en) Short.
  24. (en) Missing.
  25. (en) Wanting.
  26. (en) Less.
  27. (en) Minus.
  28. (en) İmperfect.
  29. (en) İnadequate.
  30. (en) İncommensurate.
  31. (en) İncompetent.
  32. (en) Lame.
  33. (en) Ragged.
  34. (en) Scrimp.
  35. (en) Scrimpy.
  36. (en) Sketchy.
  37. (en) Skimp.
  38. (en) Skimpy.
  39. (en) Deficiency.
  40. (en) Shortfall.
  41. (en) Gappy.
  42. (en) Weak.

tam   US UK (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, kesintisiz
    Örnek: Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
  2. Bütün, tüm.
  3. Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
    Örnek: Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
  4. Uygun olarak, tıpkı, aynı.
  5. Sırasında, anında
    Örnek: Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
  6. Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
    Örnek: Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
  7. Amerikan doları.
  8. Bk. belgin
  9. (en) Exact.
  10. (en) Precise.
  11. (en) Perfect.
  12. (en) İntegral.
  13. (en) Absolute.
  14. (en) Accurate.
  15. (en) True.
  16. (en) Trueborn.
  17. (en) Very.
  18. (en) Accomplished.
  19. (en) Just.
  20. (en) Whole.
  21. (en) Entire.
  22. (en) Bang.
  23. (en) Crass.
  24. (en) Definitive.
  25. (en) Direct.
  26. (en) Exactly.
  27. (en) Finished.
  28. (en) On the button.
  29. (en) Directly.
  30. (en) Express.
  31. (en) Mathematical.
  32. (en) Orthodox / adj.
  33. (en) Outright payment.
  34. (en) Resounding.
  35. (en) Ripe.
  36. (en) Solid.
  37. (en) Stark.
  38. (en) Woolen cap of Scottish origin.
  39. (en) Early Fon of Bum.
  40. (en) Abbr Test and Administration Manual.
  41. (en) Total Available Market.
  42. (en) Telecommunications Automation Model.
  43. (en) Complete.
  44. (en) Full.
  45. (en) All-Out.
  46. (en) Blank.
  47. (en) Clear.
  48. (en) Consummate.
  49. (en) Correct.
  50. (en) Dead.
  51. (en) Downright.
  52. (en) Engrained.
  53. (en) Even.
  54. (en) Factual.
  55. (en) İmplicit.
  56. (en) İngrained.
  57. (en) İntact.
  58. (en) İntima.
  59. (en) Flat.
  60. (en) Good.
  61. (en) Grand.
  62. (en) Graphic.
  63. (en) İmmaculate.
  64. (en) Literal.
  65. (en) Literally.
  66. (en) Outright.
  67. (en) Particular.
  68. (en) Positive.
  69. (en) Precisely.
  70. (en) Prompt.
  71. (en) Proper.
  72. (en) Regular.
  73. (en) Sharp.
  74. (en) Square.
  75. (en) Strict.
  76. (en) Total.
  77. (en) Truly.
  78. (en) Unabridged.
  79. (en) Unadulterated.
  80. (en) Undivided.
  81. (en) Unqualified.
  82. (en) Unrelieved.
  83. (en) Utter.
  84. (en) Veritable.
  85. (en) Completely.
  86. (en) Thorough.
  87. İskoç beresi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009