Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > nahiye müdürü nedir, nahiye müdürü ne demek (nahiye müdürü nnd)

nahiye müdürü nedir, nahiye müdürü ne demek?

nahiye müdürü

  1. Bucaktaki en üst görevli
    Örnek: Hemen ahlak mücadelesi yapmaya gelmiş bir nahiye müdürü tavrı takındım. H. E. Adıvar

Türetilmiş Kelimeler (bis)

nahi, nahib, nahid, nahide, nahif, nahif, nahiv, nahiye, namütenahi, namütenahilik

nahiye (nedir ne demek)

  1. Bucak
    Örnek: Kendi kazamızın beş on saat ötesinde bir nahiye merkezinde bulunuyorduk. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bölge.
  3. (en) Ward.
  4. (en) Township.
  5. (en) Regioni.
  6. (en) Sub-District.
  7. (en) District.
  8. (en) Region.
  9. (en) Subdistrict.
  10. (en) Community district.
  11. (en) Tract.

müdür (nedir ne demek)

  1. İdare eden, yöneten
    Örnek: Yazı işleri müdürleri böyle öyküler istiyorlar. N. Cumalı
  2. Başöğretmen.
  3. Yönetmen.
  4. Bk. yönetmen
  5. (en) Provost.
  6. (en) Manager.
  7. (en) Director.
  8. (en) Administrator.
  9. (en) Supervisor.
  10. (en) Head.
  11. (en) Gaffer.
  12. (en) Gu guvnor.
  13. (en) İntendant.
  14. (en) Warden.
  15. (en) Master.
  16. (en) Overseer.
  17. (en) Chief.
  18. (en) Headmaster.
  19. (en) Principal.
  20. (en) Doer.
  21. (en) Woman manager.
  22. (en) Old man.
  23. (en) Superintendent.

yönetmen (nedir ne demek)

  1. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör.
  2. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör.
  3. (Dar anlamda) Bir çevirim oyunluğunun görüntü biçimine sokulması için gerekli çalışmaları yöneten kimse
  4. (Geniş anlamda) Bir filmin gerçekleştirilmesi için, oyunluk yazarı, görüntüyönetmeni, sanatyönetmeni, uygulanmanlar, oyuncular arasında işbirliği sağlayan, bunların çalışmalarını uyumlu biçimde yöneten, filmin bir sanat ürünü niteliği kazanmasından sorumlu olan sanatçı, sinema sanatçısı. TV
  5. Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, yapımcı gözetiminde ya da tek başına üstlenen kimse.
  6. Bk. yönetici
  7. Resmî ya da özel bir okulun, bir eğitim kurumunun, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra örgütünde bir yönetim biriminin yönetiminden sorumlu olan kimse.
  8. (en) Director.
  9. (en) Manager.
  10. (en) Producer.
  11. (en) Director, film director,.
  12. (en) Administrator.
  13. (en) Director (of television, of programmes, of television programmes), television director, programme (ABD: program) director.
  14. (al) 1-2. Regisseur, Filmregisseur, Realisator, Spielleiter, 3. Regisseur, Fernsehregisseur, Bildregisseur, Fermehdirek-tor, Fernsehprogrammdirektor, Programmdirektor, stelve trender Fernsehdirektor

görevli (nedir ne demek)

  1. Görevi olan, vazifeli
    Örnek: Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı. Ç. Altan
  2. Resmî görevi olan kimse, memur.
  3. Me'mûr.
  4. (en) On duty.
  5. (en) Employee.
  6. (en) Officer.
  7. (en) Official.
  8. (en) Assigned.
  9. (en) Appointed.
  10. (en) Attendant.
  11. (en) Functionary.
  12. (en) İncumbent.
  13. (en) Office-Bearer.
  14. (en) Charged.
  15. (en) İn charge.
  16. (en) Commissional.
  17. (en) Commissioned.

görev (nedir ne demek)

  1. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
  2. İş görme yetisi, fonksiyon.
  3. Resmî iş, vazife
    Örnek: Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti. A. İlhan
  4. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
  5. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
  6. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
  7. (en) Mission.
  8. (en) Duty.
  9. (en) Onus.
  10. (en) Place.
  11. (en) Post.
  12. (en) Jurisdiction.
  13. (en) Portfolio.
  14. (en) Administrative function.
  15. (en) Bailiff.
  16. (en) Cakewalk.
  17. (en) Work.
  18. (en) Function.
  19. (en) Service.
  20. (en) Part.
  21. (en) Assignment.
  22. (en) Commission.
  23. (en) Appointment.
  24. (en) Billet.
  25. (en) Business.
  26. (en) Charge.
  27. (en) Devoir.
  28. (en) Employment.
  29. (en) İncumbency.
  30. (en) Office.
  31. (en) Piece of work.
  32. (en) Position.
  33. (en) Situation.
  34. (en) Stint.
  35. (en) Task.
  36. (en) Workings.
  37. (en) Business position.
  38. (en) Role.
  39. (en) Station.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010