nüvesini çıkarmak ne demek?

  1. (en)Enucleate

enucleate

  1. Nüvesini çıkarmak
  2. Içini kesmeden çıkarmak (ur)
  3. Aydınlatmak, izah etmek
  4. Çıkarmak, almak, açıklamak, aydınlatmak

nüve

  1. Bir şeyin özü, çekirdek.
  2. Çekirdek
  3. Bk. kurşun.
  4. çekirdek
  5. Çekirdek, asıl, menba. (Sayısız hatemlerden canlı mahlukata vaz' edilen hayat hatemine bakınız. Evet canlı bir mahluk, camiiyeti itibariyle kainata küçük bir misaldir. Şecere-i aleme güzel ve tatlı bir meyvedir. Kevn ve vücuda bir nüvedir ki; Cenab-ı Hak o nüvede pek çok alemlerin örneklerini dercetmiştir. Sanki o zihayat, gayet hakimane muayyen nizamlar ile bütün vücutlardan sağılmış bir katre veya bir noktadır. Bu itibarla bir zihayatı halketmek, bütün kainatı yed-i tasarrufuna alan Cenab-ı Hak'tan maada hiçbir şeye isnad edilemez. M.N.)
  6. (en)Core.
  7. (en)Central core.
  8. (en)Soul.
  9. (en)Nucleus çekirdek.
  10. (en)Nucleus.

nüve halini almak

  1. (en)Nucleate

çıkarmak

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en)Belch.
  10. (en)Dislocate.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

nüvenüve halini almaknüve i zu zenebnüve meskennüveli transformatörçıkarmakçıkarmaçıkarma birliğiçıkarma eğiliminde olançıkarma gemisiçıkarma harekatıçıkarçıkar budakçıkar çevreleriçıkar grubuçıkar hesabıçıkacakçıkacak olançıkaççıkagelmeçıkagelmek
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın