|
nükleer silah
-
Nükleer enerji ile yıkım gücü sağlayan silah.
-
Nuclear weapon, nuke
-
Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel.
-
Bk. çekinsel
-
nuclear.
-
Nuclear. nuclear çekirdeksel.
-
Öğecik çekinini ilgilendiren.
-
nuclear
-
nucléaire
-
Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
-
Savunmak veya saldırmak için kullanılan, başvurulan her şey.
-
Bir konuda etkili nesne, etken araç
Örnek:
Bir maddi menfaate dayanmayan meselelerde rica ve niyaz en kuvvetli bir silahtır. R. N. Güntekin
-
Uzaktan ya da yakından canlıları öldürebilen, yaralayan, etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan veya yok eden, ruhsata tabi araç ve aletlerin tümü.
-
armor.
-
Armor. arm. weapon.
-
Arms. gun. armament. hardware. weapon.
-
Atom çekirdeğinin parçalanmasından doğan enerji.
-
Bk. çekirdeksel erke
-
(atom enerjisi) Bir nükleer yakıtın kütle birimi basma açığa çıkardığı toplam enerji.
-
Nuclear energy.
-
Nuclear energy
-
Énergie nucléaire
-
Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.
-
Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
-
Manevi güç
Örnek:
Size yaşamak enerjisini verecek kitaplar tavsiye ederim. P. Safa
-
Bk. erk
-
Bk. erke
-
Bk. erke, e
-
Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.
-
Bir cismin, konumu, hareketi, taşıdığı elektrik yükü, içinde bulunduğu ortamdan daha yüksek sıcaklığa sahip olması sebebiyle iş yapabilme yeteneği. Durum enerjisi (potansiyel enerji), hareket enerjisi (kinetik enerji), elektrik enerjisi, ışık, ısı, kimyasal eneji ve nükleer enerji, başlıca türleridir. SI sisteminde enerji birimi Joule (J)' dür.
-
Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği.
-
İng.: energy
-
Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç.
-
Energy. power. kick. drive. pep. pith. snap. steam. verve. vigor. vigour. vim. vinegar. guts.
-
Energy. go. impetus. pep. power. push. steam. zip. drive.
-
energy.
-
energy
-
énergie
-
Energia: güç,enerji
yıkım(nedir ne demek)
-
Yıkma işi.
-
Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket
Örnek:
Evin içinde günlük kokusu, papaz uluması bizim için yıkımdır. H. R. Gürpınar
-
Yadımlama.
-
İng.: disaster
-
demolition.
-
Catastrophe. collapse. death. demolition. destruction. disaster. havoc. ruin. bankruptcy.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|