Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mutabık kalmak nedir, mutabık kalmak ne demek (mutabık kalmak nnd)

mutabık kalmak nedir, mutabık kalmak ne demek?

mutabık kalmak

  1. Uyuşmak, anlaşmaya varmak.
  2. (en) Run in with.

mutabık (nedir ne demek)

  1. Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan.
  2. Uygun.
  3. Bk. upuygun
  4. (en) Agreeable.
  5. (en) Concurrent.
  6. (en) Corresponding.
  7. (en) İn agreement.
  8. (en) Concordant.
  9. (en) Conformable.
  10. (en) Consonant.

upuygun (nedir ne demek)

  1. Çok uygun, tastamam.
  2. Eşit kılınmış, birbiriyle uyuşan.
  3. Konusunu tam olarak karşılayan (düşünce).
  4. (en) Adequat.
  5. (fr) Adéquat
  6. (la) Adaequatus

kalmak (nedir ne demek)

  1. Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
    Örnek: Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. T. Buğra
  2. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak
  3. Konaklamak, konmak
  4. Oturmak, yaşamak, eğleşmek
  5. Hayatını sürdürmek, yaşamak.
  6. Varlığını korumak, sürdürmek
  7. Oyalanmak, vakit geçirmek
  8. Sınıf geçmemek.
  9. 1) yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak; 2) kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.
  10. (en) Stay.
  11. (en) Remain.
  12. (en) Continue.
  13. (en) Keep.
  14. (en) Stand.
  15. (en) Fail.
  16. (en) Be left.
  17. (en) Be left over.
  18. (en) Abide.
  19. (en) Come to.
  20. (en) Devolve.
  21. (en) Flunk.
  22. (en) Keep to.
  23. (en) Leave.
  24. (en) Put up.
  25. (en) Refuge.
  26. (en) Rest with.
  27. (en) Room.
  28. (en) Sleep.
  29. (en) Stop.
  30. (en) Survive.
  31. (en) Tarry.
  32. (en) Wait.
  33. (en) Descend.
  34. (en) Persist.
  35. (en) To remain.
  36. (en) To be left.
  37. (en) To be leftover.
  38. (en) To stay in a place temporarily.
  39. (en) To come to a halt.
  40. (en) To reach a standstill.
  41. (en) To fail.
  42. (en) To be postponed to.
  43. (en) To be entrusted to sb to be left to sb by sb else.
  44. (en) To be kept from doing sth.

uyuşmak (nedir ne demek)

  1. Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
    Örnek: Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim, diye kompartımanımda uzandım. A. Haşim
  2. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek
    Örnek: Oraya gidip yerleşmek, uyuşmak ve yaşamak gerekir. H. Taner
  3. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak
  4. (en) Understand each other.
  5. (en) Get along.
  6. (en) Get along with.
  7. (en) Cohere.
  8. (en) Coincide.
  9. (en) Correspond.
  10. (en) Mesh.
  11. (en) Cotton.
  12. (en) Fall into line with.
  13. (en) Get along / on with.
  14. (en) Tally.
  15. (en) Agree.
  16. (en) Square with.
  17. (en) Become numb.
  18. (en) Align oneself with.
  19. (en) Click.
  20. (en) Concur.
  21. (en) Dovetail.
  22. (en) Fall in with.
  23. (en) Jibe.
  24. (en) Lull.
  25. (en) Run in with.
  26. (en) Go to sleep.
  27. (en) Sort together.
  28. (en) Suit.
  29. (en) Tone.
  30. (en) To get along together.
  31. (en) Be compatible.
  32. (en) To harmonize.
  33. (en) Go well together.
  34. (en) To reach an agreement.
  35. (en) To get numb.
  36. (en) To go to sleep.

varmak (nedir ne demek)

  1. Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak
    Örnek: Köye akşama doğru ancak varabildim. S. F. Abasıyanık
  2. Belli bir duruma veya düzeye gelmek.
  3. Hoş olmayan bir sona ermek
    Örnek: Beni tahkir etmeye kadar varıyorsun. P. Safa
  4. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak.
  5. Acımadan, çekinmeden yapmak.
  6. Kadın, evlenmek
    Örnek: Gönül verdin derlerdi o delikanlıya / En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya. A. M. Dıranas
  7. Bir durumdan başka duruma geçmek.
  8. (en) Arrive.
  9. (en) Arrive at.
  10. (en) Appear.
  11. (en) To arrive.
  12. (en) To get to.
  13. (en) To arrive at.
  14. (en) To come to.
  15. (en) To get as far as.
  16. (en) To marry a man.
  17. (en) Approach.
  18. (en) Attain.
  19. (en) Come at.
  20. (en) Come to.
  21. (en) Get at.
  22. (en) Get to.
  23. (en) Go into.
  24. (en) Make.
  25. (en) Reach.
  26. (en) To reach.
  27. (en) To attain.
  28. (en) To appear.
  29. (en) To hit.
  30. (en) To amount to.
  31. (en) To approach.
  32. (en) To end in.
  33. (en) To marry.
  34. (en) Come.
  35. (en) Come in.
  36. (en) Draw into the station.
  37. (en) Fetch up.
  38. (en) Gain.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010