|
mum alayı
-
Ramazan'Da teravih namazından sonra Muhammet Peygamberin türbesinde yapılan tören.
-
Bir fitilin üzerine erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülüp genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı
Örnek:
Kandil geceleri bu velilerin yerleri mumlarla donanırdı. Y. K. Beyatlı
-
Bal mumu.
-
Işık şiddeti birimi, kandela.
-
Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.
-
Aydınlanma yeğinliği birimi.
-
Aydınlanma yeğinliği birimi.
-
1. Büyük moleküllü yağ asitleriyle, gliserin dışındaki büyük moleküllü alkollerin oluşturduğu esterler. 2. Kimi yağ asiti ve yüksek karbon sayılı hidrokarbonların oluşturdukları karışım.İng.: wax Fr.: cire Alm.: Wachs
-
1. Uzun zincirli doymuş ve doymamış yağ asitlerinin (14-36 karbonlu) yine uzun zincirli alkollerle (16-22 karbonlu) esterleşmesiyle meydana gelen basit lipit. 2. Yüksek erime noktasına sahip ve hayvanlar tarafından kolay sindirilemeyen, yapağıda bulunan lanolin ve su ürünlerinden elde edilen ispermeçet gibi örnekleri olan maddeler.
-
Candle. wax. solid paraffin. candlepower.
-
candle.
-
Silent; not speaking.
-
Be silent! Hush! Silence.
-
A sort of strong beer, originally made in Brunswick, Germany. secrecy; 'mum's the word' failing to speak or communicate etc when expected to; 'the witness remained silent'.
-
Candle. wax. candlepower. candela. rubbing. wax candle.
-
Of China. informal terms for a mother. secrecy; 'mum's the word'. failing to speak or communicate etc when expected to; 'the witness remained silent'.
-
candle
-
wax
-
Kerze
-
bougie
-
Bir çeşit sert ve tatlı bira.
-
Dili kasımpatı, krizantem.
-
(-med,- ming) maske ile rol yapmak
-
Susmuş, suskun
-
(ünlem) Sus! Mums the word
-
Dili efendim (hanımlara)
-
İng., dili anne.
-
Maske ile oynamak, dilsiz oyunu oynamak
-
sus!
-
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.
-
Çok kalabalık.
-
Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
-
Bütün, hep.
-
Ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme.
-
Geçit resmine, gösteri yürüyüşüne katılan asker birliği ya da insan topluluğu.
-
Üç taburdan oluşan asker topluluğu.
-
Bir törende, gösteride yer alan kalabalık.
-
Regimental. regiment. procession. parade. cortege. troops in line. teasing. mockery. ridicule. fun. mock. irony. banter. derision. fleet. gibe. jape. jeer. jest. jibe. leg-pull. persiflage. quiz. rub. scoff. sneer. taunt. wipe.
-
Derision. gibe. mockery. regiment. ridicule. sarcasm. sneer. taunt. troop. jibe.
-
Regiment. crowd. mockery. ridicule. teasing. derision. gibe. ho. jeer. jest. josh. legion. pageant. parade. procession. scoff. send up. sneer. taunt. tease. travesty. troop.
-
Parade, procession
-
Parade, procession
-
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay
Örnek:
Mübarek ramazanın ... o misilli güzelliğini nasıl anlatabilirdim. R. H. Karay
-
Arabi ayların dokuzuncusu, oruç tutulan ay.
-
Bu ayda doğanlara verilen ad.
-
ramadan.
-
Ramadan. ramadhan. ramazan.
-
Fasting month.
teravih(nedir ne demek)
-
Ramazan ayı boyunca, yatsı namazından sonra kılınan namaz
Örnek:
Bu ramazan gecesi, teravih kılınırken, çarşıdan geçtik. Y. K. Karaosmanoğlu
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|