|
mukavele
-
Sözleşme
Örnek:
Meşhur aktör davet edilmiş, hatta mukavelesi bile yapılmak üzere imiş! H. F. Ozansoy
-
Bk. sözleşme
-
sözleşme.
-
Agreement. contract. treaty.
-
Covenant. contract. agreement. bond sözleşme.
-
Agreement. contract. written agreement. convention. covenant. pact.
-
Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat
Örnek:
Anayasa, her şeyden önce bütün vatandaşların uymak zorunda olduğu bir toplum sözleşmesidir. N. Cumalı
-
Bu işlemi gösteren belge, mukavelename.
-
Sözleşmek işi.
-
Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge.
-
İki ya da daha çok kişinin bir şeyi yapmak ya da yapmamak üzere aralarında anlaşmalarını dile getiren bağlayıcı uzlaşma . Toplumsözleşmesi (Contrat Social): J. J. Rousseau'nun temel kavramı. İnsanların bir toplum kurmak, özgürlüğü ve eşitliği herkese sağlamak için, özgürlüğü genel istence aktarmak üzere kendi istekleriyle uzlaşmaları.
-
Contractual. agreement. articles. contract. engagement. oral contract. charter. compact. covenant. indenture. pact.
-
Compact. contract. covenant. aggreement. contrant. appointment. agreement. bond.
-
Agreement. arrangement. contract. covenant. engagement. accord. treaty. convention. boilerplate. bond. compact. deal. joint compact.
-
contract
-
contrat
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|