muhakeme ne demek?

  1. Yargılama
  2. Birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, yargılama.
  3. Usa vurma

    Daima felsefe yapmaya hazır, kurulmuş bir makineye benzeyen ukala dimağım muhakemeye başladı.

    Ö. Seyfettin
  4. Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama

    Güldüm, şu muhakemem ne garip münasebetsizlikti.

    Ö. Seyfettin
  5. Yargılama süreci, yargılayış
  6. (C.: Muhakemat) (Hüküm. den) Dava için iki tarafın mahkemeye baş vurması.
  7. Bk. usavurma
  8. (en)Question.
  9. (en)Senses.
  10. (en)Judgement.
  11. (en)Reasoning.
  12. (en)Discernment.
  13. (en)Assize.
  14. (en)Trial.
  15. (en)Judging.
  16. (en)Adjudicating.
  17. (en)Adjudication.
  18. (en)Reasoning sth out.
  19. (en)Thinking sth through.
  20. (en)Argumentation.
  21. (en)Cognizance.
  22. (en)Discretion.

yargılama

  1. Yargılamak işi, muhakeme.
  2. (en)Argumentation.
  3. (en)Judgement.
  4. (en)Trial.
  5. (en)Assize.
  6. (en)Judgment.
  7. (en)Trying.
  8. (en)Hearing.
  9. (en)Judging.

usavurma

  1. Mantık ilkelerine uygun biçimde düşünme ya da bu ilkelerden yararlanarak sorun çözme.
  2. Düşüncenin, belirli birtakım önermeleri birbirine bağlayarak yeni bir önermeye (sonuca) erişmesi.
  3. (en)Reasoning.

muhakeme etme

  1. (en)Ratiocinate.

muhakeme etmek

  1. Yargılamak
  2. Akıl süzgecinden geçirmek, düşünmek.
  3. Usavurmak
  4. (en)Judge, reason, reconsider.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

muhakeme etmemuhakeme etmekmuhakeme kuvvetimuhakeme masraflarımuhakeme usulümuhakeme yeteneğimuhakeme yürütmekmuhakemede usul hatasımuhakemei gıyabiyemuhakemelerin aleniyetimuhakematmuhakmuhakatmuhabmuhabamuhabbetmuhabbet beslemekmuhabbet ciçeğigiller
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın