|
mucip sebep
-
Gerekçe.
-
justification.
-
Gerektiren, gerektirici.
-
Gerektiren, lazım kılan.
-
Neden, sebep.
-
Cause. reason. approval. motive. necessary.
-
Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey
Örnek:
Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur. S. F. Abasıyanık
-
Reason. cause. occasion. ground. subject. why. account. causation. consideration. inducement.
-
Matter. score. cause. reason. source. means. occassion. reason neden.
-
Causa. cause. pretext. excuse. means. medium. ground. motive. account. bond. casus. inducement. motivation. peg. reason. score. source.
-
Gerektirici sebep, esbabımucibe
Örnek:
Her hâlde kendince bir gerekçesi olmalı. H. Taner
-
Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri.
-
Mahkeme kararlarında, kararın dayandığı yasal ve hukuksal sebeplerin gösterilmesi.
-
Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme.
-
Bir yasa öneri ya da tasarısını, dayandığı ilke, temel kurallar ve gerekliliği ile açıklayan nedenler.
-
Excuse. reason. justification. alibi. rationale.
-
Reason. leading motives. justification. rationale. motive. ground.
-
Legal ground. reason. justification. corollary.
-
Leading motives, main reasons
-
Exposé des motifs, motifs, considérants
-
Haklı çıkarma veya çıkma, mazur gösterme
-
huk
-
Haklı neden, gerekçe, mazeret, savunma, haklı çıkma, temize çıkma, sayfanın sağından taşmama
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|