muacciz ne demek?
- Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran
Bu buhran tatsız, münasebetsiz, muacciz bir buhrandı.
Ö. Seyfettin - Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse).
- Sıkıcı. Bıktırıcı. Usandırıcı. Taciz edici. Rahatsız eden. Yapışkan. Sırnaşık.
muaccel
- Acele olunmuş. Sonraya bırakılmamış olan, geciktirilmeyen.
- Peşin, hemen ödenmesi gereken.
- Ödeme günü gelmiş. Vadesi gelmiş.
- Acele olunmuş, ta'cil edilmiş, mühletsiz. Peşin. Va'desiz.
Executory.
Mature.
Immediately to be paid.
Promptly paid.
Paid down.
Paid in ready money.
muaccelane
- Acele olarak. Peşin olarak. (Osmanlıca'da yazılışı: muaccelâne)
