Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mors alfabesi işaretleri nedir, mors alfabesi işaretleri ne demek, mors alfabesi işaretleriin anlamı (mors alfabesi işaretleri nnd)

mors alfabesi işaretleri nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

mors

  1. Nokta ve çizgilerden oluşan bir alfabe kullanan telgraf dizgesi.
  2. Bu işaretleri almaya ve göndermeye yarayan alet.
  3. Gizli işaret
  4. Morsgillerden, Kuzey Atlantik'te yaşayan, 4 m uzunluğunda, derisi, dişi ve yağı için avlanan bir memeli hayvan (Odobenus rosmarus).
  5. Memeliler (Mammalia) sınıfının, etçiller (Carnivora) takımının,morsgiller (Odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta, sırtı yeşilimsi, karnı soluk esmer renkli, derisi, dişi ve yağı için avlanan, Kuzey Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir tür.
  6. Ölüm.
  7. Memeliler sınıfından, etçiller (Carnivora) takımının morsgiller (Odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta olabilen, sırtı yeşilimsi, karnı soluk esmer renkli, derisi, dişi ve yağı için avlanan, Kuzey Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir tür.
  8. (en) morse.
  9. (en) walrus.
  10. (en) Roman god of death; counterpart of Thanatos.
  11. (en) Morse code. morse key. morse.
  12. (la) Odobenus rosmarus
  13. (la) mors

mor (nedir ne demek)

  1. Kırmızı ile mavinin karışmasından oluşan renk, menekşe renginin kırmızıya çalanı.
  2. Bu renkte olan.
  3. (en) Purple. violet. amaranthine. puce. purple. violet. amaranth.
  4. (en) Livid. purple. violet.
  5. (en) Purple. violet.
  6. (en) Layer of organic matter that develops beneath conifer forest communities and is associated with Bly acidic soils.
  7. (en) Millennium Operating Regime. mother.
  8. (en) A type of forest humus characterized by an accumulation or organic matter on the soil surface in matted Oe horizons, reflecting the dominant mycogenous decomposers The boundary between the organic horizon and the underlying mineral soil is abrupt Sometimes differentiated into the following groups: Hemimor, Humimor, Resimor, Lignomor, Hydromor, Fibrimor, and Mesimor.
  9. (en) Moderately Oil Resistant. abbr middle-of-the-road. direction, a line, to point, to direct someone, to guide.

alfabe (nedir ne demek)

  1. Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, yazı (I), abece.
  2. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
  3. Bir işin başlangıcı
    Örnek: Tiyatro alfabesinin ilk harfinin disiplin olduğunu ilk öğreten odur. H. Taner
  4. Dillerin başlıca seslerini yazıda karşılayan işaretlerin tümü: Türkalfabesi, Latinalfabesi, Rusalfabesi vb.
  5. Bk. abece
  6. (en) Alphabet. abc. primer. script.
  7. (en) Alphabet. script.
  8. (en) The alphabet. a primer.
  9. (en) Abc. script.
  10. (en) alphabet
  11. (fr) alphabet

abece (nedir ne demek)

  1. Alfabe.
  2. Biçimsel bir dilin tüm ilkel imlerinden oluşan küme.
  3. İng.: alphabet
  4. (en) Alphabet. script. alphabet alfabe.
  5. (en) Alphabet. the ABC.
  6. (en) alphabet
  7. (fr) alphabet

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. 1- Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri. 2- Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  10. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  11. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.İng.: point Alm.: Punkt (II)
  12. Bk. dönem
  13. (en) Pinpoint. point. dot. spot. speck. full stop. stop. full point. post. fleck. macula. particular. period. speckle. tittle.
  14. (en) Dot. period. point. respect. speck. speckle. spot. vertex. full stop. place. subject. military post. police post. isolated sentry.
  15. (en) Period. dot. point. spot. speck. full stop. place. item. pause. pitch. taint. tittle.
  16. (en) point
  17. (fr) point
  18. (la) punctum

telgraf(nedir ne demek)

  1. İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni
    Örnek: Hareketimiz, hiçbir tarafa telgrafla bildirilmeyecekti. Atatürk
  2. Bu araçla alınan haber
    Örnek: Dün, telgrafla sıhhatinizi sormak için kasabaya inmiştim. R. N. Güntekin
  3. (en) cablegram.
  4. (en) Cable. telegram. telegraph. wire. cablegram.
  5. (en) Cable. telegram. telegraph. wire. cable advice. lettergram.
  6. (en) radio

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük