Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mor ötesi nedir, mor ötesi ne demek (mor ötesi nnd)

mor ötesi nedir, mor ötesi ne demek?

mor ötesi

  1. Gözle görülmeyen, dalga boyları yaklaşık 4000 angströmle 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım, ultraviyole.
  2. (en) Ultraviolet.

mor (nedir ne demek)

  1. Kırmızı ile mavinin karışmasından oluşan renk, menekşe renginin kırmızıya çalanı.
  2. Bu renkte olan.
  3. (en) Layer of organic matter that develops beneath conifer forest communities and is associated with Bly acidic soils.
  4. (en) Type of forest humus characterized by an accumulation or organic matter on the soil surface in matted Oe horizons, reflecting the dominant mycogenous decomposers The boundary between the organic horizon and the underlying mineral soil is abrupt Sometimes differentiated into the following groups: Hemimor, Humimor, Resimor, Lignomor, Hydromor, Fibrimor, and Mesimor.
  5. (en) Purple.
  6. (en) Violet.
  7. (en) Amaranthine.
  8. (en) Puce.
  9. (en) Amaranth.
  10. (en) Livid.
  11. (en) Millennium Operating Regime.
  12. (en) Mother.
  13. (en) Moderately Oil Resistant.
  14. (en) Abbr middle-of-the-road.
  15. (en) Direction, a line, to point, to direct someone, to guide.

ötesi (nedir ne demek)

  1. (en) Pref. infra.

öte (nedir ne demek)

  1. Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera
    Örnek: Köşklerin biraz ötesinde köy kulübelerine benzer derme çatma evler görülürdü. R. E. Ünaydın
  2. Bir şeyin arkadan gelen bölümü.
  3. Bulunulan yere göre karşı yanda olan
    Örnek: Evimizin bir yanı bahçe, öte yanı sokaktı. M. Ş. Esendal
  4. Daha fazla, çok
    Örnek: Güzel olduğu pek iddia edilmezdi ama, güzellikten de öte güçlü bir çekiciliği vardı. H. Taner
  5. (en) Beyond.
  6. (en) Further.
  7. (en) Over.
  8. (en) Meta-.
  9. (en) Trans-.
  10. (en) Above.
  11. (en) Past.
  12. (en) The further side of.
  13. (en) The other side of.
  14. (en) Other.
  15. (en) Yonder.
  16. (en) Far (side.
  17. (en) The rest of.

gözle (nedir ne demek)

  1. (en) Eye; sight; cell, compartment, drawer, cubbyhole, cubby, cubicle, cuddy; eyehole, small hole (as in a needle); optic; blinker; orbit, orb.

dalga (nedir ne demek)

  1. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    Örnek: Rıhtıma vuran dalgaların temposu da, içimdeki ölçüye uyuyor. H. Taner
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem.
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    Örnek: Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. M. Ş. Esendal
  4. Saçların kıvrım genişliği.
  5. Gizli iş, dalavere
    Örnek: Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. S. F. Abasıyanık
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
  7. Dalgınlık.
  8. Geçici sevgili.
  9. Geniş su yüzeylerinde rüzgârla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri.
  10. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı.
  11. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik.
  12. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.
  13. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.
  14. (en) Wave.
  15. (en) Undulation.
  16. (en) Crimp.
  17. (en) Beam.
  18. (en) Gadget.
  19. (en) Band.
  20. (en) Swell.
  21. (en) Thingumabob.
  22. (en) Thingumajig.
  23. (en) Thingummy.
  24. (en) Trick.
  25. (en) İntrigue.
  26. (en) Jigger.
  27. (en) Affair.
  28. (en) Sweetie.
  29. (en) Hidden catch.
  30. (en) Billow.
  31. (en) Surge.
  32. (en) Oscillation.
  33. (en) Corrugation.
  34. (en) Absent-Mindedness.
  35. (en) Love affair.
  36. (en) Upsurge.
  37. (al) Welle
  38. (al) Welle,Schwingung Dgr.: Jap.had
  39. (al) Welle,Schwingung Dgr.: Jap.hadô Fiziksel
  40. (fr) Onde
  41. (fr) Vague

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012