Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > minyatür nedir, minyatür ne demek (minyatür nnd)

minyatür nedir, minyatür ne demek?

minyatür

  1. Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
    Örnek: Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar. B. R. Eyuboğlu
  2. Bu biçimde yapılmış küçük resim.
  3. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri
    Örnek: Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı. S. F. Abasıyanık
  4. (Resim) Eskiden elyazması kitaplara yapılan suluboya resim. Bir noktadan bakışa, önem vermeyen, kişilerin önemine göre beti büyüklüğü dikkate alınan, ışık-gölge anlatımı ve oylum duygusunun yansıtılması bulunmayan düz boyalı resim. a. bk. kitap resmi.
  5. Genel olarak yazmalarda yer alan ve kendine özgü bir teknikle yapılan resim türü.
  6. (en) İllumination.
  7. (en) Miniature.
  8. (en) Cameo.
  9. (en) Pocket.
  10. (en) Vest-Pocket.
  11. (fr) Miniature
  12. (la) Minium

çoğunlukla (nedir ne demek)

  1. Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle.
  2. Genellikle
    Örnek: Çoğunlukla akşamları ve bazen sabahleyin sisler içinde kalıyoruz. R. H. Karay
  3. (en) Mostly.
  4. (en) By a majority.
  5. (en) Largely.
  6. (en) Mainly.
  7. (en) Entrepreneurial veteran.
  8. (en) Generally.
  9. (en) Frequently.
  10. (en) Usually.
  11. (en) Commonly.
  12. (en) İn the main.
  13. (en) Ordinarily.
  14. (en) For the most part.
  15. (en) Predominantly.
  16. (en) Principally.

eski (nedir ne demek)

  1. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
    Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç
  2. Önceki, sabık
    Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner
  3. Geçerli olmayan
    Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin
  4. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
  5. Geçmiş çağlardaki
    Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin
  6. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
  7. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
    Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil
  8. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
  9. Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
  10. İngiltere'den köken alan, orijini hakkında değişik teoriler bulunan, başarılı bir koyun çobanı ve soğuk havalara iyi uyum sağladığı için ren geyiği gütmek için kullanılmış, vücudu büyük ve kare şeklinde, tüy yapısı kabarık, gövdesi kaslı ve dengeli, bir ırk özelliği olarak sırt düzeyi omuzdan geriye doğru yükselen eğime sahip, ya doğuştan kuyruksuz veya kuyruğu tamamen kesilen, kürkü uzun ve çift katmanlı, rengi mavi, gri veya gri-mavi, bazen baskın renk üzerinde desenler görülebilen, ırk özelliği olarak yürüyüş şekli ayı yürüyüşünü andıran yuvarlanır tarzda, havlaması yüksek sesli ve çınlayan, nazik, sevecen, zeki, sadık ve koruyucu, çok güçlü gütme içgüdüsüne sahip olduğundan ailesini, özellikle küçük çocukları gütmeye çalışabilen, bekçi köpeği ve özellikle koyun gütme amaçlı çoban köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, bobtail köpeği.
  11. Sekiz adet varyetesi bulunan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, İngiltere'de bulunan, küçük yapılı ve oldukça tüylü etkin tavuk ırkı.
  12. Bk. bayat
  13. (en) Antiquated.
  14. (en) Corny.
  15. (en) Dated.
  16. (en) Shabby.
  17. (en) Unto.
  18. (en) Veteran.
  19. (en) Worn out.
  20. (en) Second hand.
  21. (en) Gray.
  22. (en) Grey.
  23. (en) Hoary.
  24. (en) One time.
  25. (en) Old English Sheep Dog.
  26. (en) Old English Game Hen.
  27. (en) Ancient.
  28. (en) Early.
  29. (en) Former.
  30. (en) Earlier.
  31. (en) Out-Of-Date.
  32. (en) Old-Time.
  33. (en) Used.
  34. (en) Secondhand.
  35. (en) Archaic.
  36. (en) Bygone.
  37. (en) Crusted.
  38. (en) Cut-And-Dried.
  39. (en) Disused.
  40. (en) Erstwhile.
  41. (en) İmmemorial.
  42. (en) Late.
  43. (en) Obsolete.
  44. (en) Olden.
  45. (en) Onetime.
  46. (en) Passe.
  47. (en) Passee.
  48. (en) Past.
  49. (en) Previous.
  50. (en) Prior.
  51. (en) Quondam.
  52. (en) Sometime.
  53. (en) Of lo.
  54. (en) Obsolescent.
  55. (en) Old-Fashioned.
  56. (en) Out of date.
  57. (en) Outmoded.
  58. (en) Worn-Out.
  59. (en) Back.
  60. (en) Outworn.
  61. (en) Primitive.
  62. (en) Pristine.
  63. (en) Stale.
  64. (en) Threadbare.
  65. (fr) Archaique

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008