Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > meydana getirmek nedir, meydana getirmek ne demek, meydana getirmekin anlamı, ingilizcesi (meydana getirmek nnd)

meydana getirmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






meydana getirmek

  1. Olmasını sağlamak, oluşturmak.
  2. (en) Compose. make.
  3. (en) To bring forth. to produce. to be the cause of sth. to generate. to institute. to fabricate. to originate. to develop. to form. to compose. to frame. to work. to make. to establish. to execute. achieve. afford. constitute. grow. make up. to bring to pass.

getirmek (nedir ne demek)

  1. Gelmesini sağlamak
    Örnek: Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. R. N. Güntekin
  2. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
  3. Erişmek veya eriştiğini sanmak.
  4. İleri sürmek.
  5. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
  6. İletmek, bildirmek
    Örnek: Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi. O. S. Orhon
  7. Sağlamak
    Örnek: Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse. Ö. Seyfettin
  8. Bir makama atamak veya seçmek.
  9. (en) Bring. get. bring along. bring in. carry. bear. convey. fetch. introduce. take into. usher. work up.
  10. (en) Bring. pose. produce. to bring. to fetch. to bring in. to yield. to give. to put forward. to bring forth.
  11. (en) Fetch. to bring. to yield. to give. adduce. get. reduce. return.
  12. (en) propose
  13. (en) return
  14. (en) Bring round

sağlamak (nedir ne demek)

  1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  2. Elde etmek, sahip olmak
    Örnek: ... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
  4. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
  5. Tekeffül etmek.
  6. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w.
  7. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w. administer. allow. enlist. extend. gain. reap. return. secure.
  8. (en) To provide. to procure. to secure to get. to find. to gain. to obtain. to achieve. to win. to bring sth about. to ensure. to guarantee. buy. elicit. furnish. to procure labour. make. make for. purvey. rustle up. satisfy. secure. send. supply. tell. warran.
  9. (en) enlist

oluşturmak (nedir ne demek)

  1. Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek
    Örnek: Bu kahraman orduyu doğuran ve oluşturan bu millet var oldukça: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak! B. Felek
  2. (en) Form. create. compose. carve out. constitute. effectuate. forge. generate. make up.
  3. (en) Build. compose. constitute. form. generate. to form. to constitute. to compose. to make up.
  4. (en) To form. to constitute. call into being. compose. develop. make up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük