|
meteoroloji istasyonu
-
Hava kürede sık sık görülen değişiklikleri inceleyen ve ölçen gözlemevi.
-
Weather station.
-
Meteorological station. meteorological watch office. weather station.
-
Atmosfer içinde oluşan sıcaklık değişmelerini, rüzgâr, yıldırım, yağmur, dolu vb. olayları inceleyen fizik dalı, hava bilgisi.
-
Bk. havabilgisi
-
Bk. hava bilgisi
-
Meteorology. aerology.
-
meteorology.
-
Çeşitli araç ve aygıtlardan yararlanarak havayuvarı olaylarını düzenli ve sürekli biçimde inceleyen bilim dalı.
-
meteorology
-
météorologie
-
Tren, metro durağı
Örnek:
Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
-
Araştırma kuruluşu.
-
Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
-
Bk. radyo yayacı
-
Bk. televizyon yayacı
-
station.
-
Station. railway station.
-
Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
-
Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
Örnek:
Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
-
Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
Örnek:
Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
-
Gökyüzü.
-
Çevreyi kuşatan boşluk.
-
Esinti.
-
Müzik parçalarında tür
Örnek:
Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
-
Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
-
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
-
Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
-
Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
-
Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
-
Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
-
atmosphere
-
Air. aerial. atmospheric. air. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-.
-
Air. aerial. atmospheric. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-. airborne. bubble. flourish. tone. tune.
-
Air. atmosphere. tune. weather. wind. climate. the sky. breeze. melody. nothing. airs. affectation. ambience. exhale. strain.
-
air
-
Atmosphäre
-
Luft
-
Atmosphère, ambiance
-
ambiance
-
air
-
Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim.
-
Yeryüzü, dünya
Örnek:
Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Madenci ocağı, maden fırını.
-
Bk. yuvar , yuvarlak
-
Bk. yuvar
-
orb.
-
Ball. globe. orb. sphere.
-
Globe. sphere. the earth. the world. ball of soil. orb.
-
sphere
-
sphére
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|