Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > met nedir, met ne demek, met türkçesi, türkçe anlamı (met nnd)

met nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






met   US UK

  1. Kabarma
    Örnek: Bir met zamanı gökyüzü kurşunla örtülü / Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi. Y. K. Beyatlı
  2. Çelik çomak oyununda kullanılan değnek parçası.
  3. Bu oyunda kullanılan, 10-15 cm uzunluğundaki değnek.
  4. Bk. kabarma
  5. bk.Metiyonin
  6. (en) Flow. tide. high tide. flood-tide. high water. the incoming tide. flux.
  7. (en) A prefix meaning between, with, after, behind, over, about, reversely; as, metachronism, the error of placing after the correct time; metaphor, lit., a carrying over; metathesis, a placing reversely.
  8. (en) Other; duplicate, corresponding to; resembling; hence, metameric; as, meta-arabinic, metaldehyde.
  9. (en) That two replacing radicals, in the benzene nucleus, occupy the relative positions of 1 and 3, 2 and 4, 3 and 5, 4 and 6, 5 and 1, or 6 and 2; as, metacresol, etc.
  10. (en) See Ortho-, and Para-.
  11. (en) Having less than the highest number of hydroxyl groups; - - said of acids; as, metaphosphoric acid.
  12. (en) Also used adjectively.
  13. (en) Flood tide. the coming in of the tide. high tide. flood. flow. full.
  14. (en) Meteorological.
  15. (en) Meteorology. meteorological.
  16. (en) Metabolic equivalents.
  17. (en) Mission Elapsed Time, Mission Event Timer, or Mobile Equipment Transporter The Apollo 14 transporter was a 2 wheeled rickshaw vehicle used to carry tools, containers, spare film, etc. meteorological.
  18. (en) Mission Elapsed Time Begins at launch and counts up All SRTM events are keyed to this time. meteorology. old name for CET time.
  19. (en) Memory Enhancement Technology Hewlett-Packard's technology which effectively doubles a printer's standard memory through a variety of font and data compression methods.
  20. (en) Generic name for the entire Melbourne public transport system and the trading name of the MTA/PTC Apart from 'Metcard', it fell into official disuse when the public transport system was broken up in the late 1990s, but remains a handy term. abbreviation for metallic.
  21. (en) Matra Ericsson Telecomm.
  22. (en) Multidisciplinary Evaluation Team.
  23. (en) Multiple employer trust See MEWA.
  24. (en) mead.
  25. Meet, meta önek değişmiş.
  26. Görüşme yapmak, karşılaşmak, rastlamak, toplanmak, bulmak, tanışmak, görüşmek, buluşmak, karşılamak, kavuşmak, başına gelmek, uğramak, yerine getirmek

kabarma (nedir ne demek)

  1. Duygulanma
    Örnek: Bir de mektuplar okunurken ve selamlar söylenirken içinde tuhaf bir kabarma beliriyordu. H. E. Adıvar
  2. Kendini üstün görme, büyüklük taslama.
  3. Ay ve güneşin çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met.
  4. Kabarmak işi.
  5. Daha çok anadeniz kıyılarında, Ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme.
  6. Bir filmin üzerinde fazla sıcak ya da gerilme yüzünden oluşan çıkıntı ve çukurlar.
  7. (en) buckling
  8. (en) intumescence.
  9. (en) Rising. swelling. high tide. flood tide met. blistering. being puffed up with pride.
  10. (en) High-Tide. swelling. blowing up. rising. inflation. increase. boom. flushing. flush. upheaval. blistering. blow up. peeling. effervescence. creep. afflux. ebullition. swell. reflux. rise. heave. uplift. uplifting. flood. fermentation. surge. piping. diste.
  11. (en) flood-tide
  12. (al) Krümmung, Knicken, Verziehen
  13. (fr) Gondolage, gaufrage
  14. (fr) Marée montante

çelik (nedir ne demek)

  1. Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
    Örnek: Süngülerini çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. R. E. Ünaydın
  2. Bu alaşımdan yapılmış
    Örnek: Tavandaki abajursuz, çelik elektrik lambasını yakmış okuyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Kısa kesilmiş dal.
  4. Kök salması için yere dikilen dal.
  5. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek.
  6. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal.
  7. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek.
  8. Düzgün kenarlı, esnek,çelik lama. Koyu kıvamdaki macun ve benzeri gereçleri sürmeye yarar.
  9. Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı.İng.: steel Fr.: acier Alm.: Stahl
  10. (en) Steel. steely. steel. fid. cutting.
  11. (en) steel.
  12. (en) Steel. layer. shoot. bracing. brace. diagonal brace. batter brace. tie. toggle bolt. diagonal. portal bracing. stretcher. pin. scion. slip.
  13. (en) scion
  14. (al) Spachtel

çomak (nedir ne demek)

  1. Değnek.
  2. (en) Club. cudgel. beetle.
  3. (en) Staff. cudgel. stick. bat.
  4. (en) Cudgel. truncheon. stick. stave.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük