Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > meskun yer nedir, meskun yer ne demek (meskun yer nnd)

meskun yer nedir, meskun yer ne demek?

meskun yer

  1. Bk. yerleşik alan
  2. Bk. yerleşim yeri

yerleşik alan (nedir ne demek)

  1. Bir kent yönetiminin ya da kentin komşu alanının sınırları içinde, oturulmakta olan ve işyeri olarak kullanılan yapıların en dışta olanlarının dış kenarlarını birleştiren çizginin en çok 200 metre dışından, toprağın durumuna göre ve demiryolu, karayolu ve akarsu gibi engelleri atlamadan geçirilecek bir çizginin içinde kalan alan.
  2. (en) Built-Up area.
  3. (fr) Zone construite, zone bâtie

meskun (nedir ne demek)

  1. İnsan oturan, şeneltilmiş (yer)
    Örnek: Kürekleri var gücüyle çekerek meskûn adanın kömür iskelesine yanaştı. S. F. Abasıyanık
  2. Yurt edinilmiş (yer).
  3. (en) Residential.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

yerleşik (nedir ne demek)

  1. Belli bir yere yerleşmiş
    Örnek: Onlar yerleşik toplumlar, herkesin yeri belli, öyle vırt zırt oradan oraya geçilemez. A. İlhan
  2. Bir yerin yerlisi olmuş, mütemekkin.
  3. Bir yerde varlığını sürekli olarak sürdürecek olan.
  4. Belli bir yerde sürekli oturarak tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların yarattığı kırsal bir yaşam biçimi.
  5. (en) Entrenched.
  6. (en) Based.
  7. (en) Established.
  8. (en) Permanent.
  9. (en) On-Board.
  10. (en) Localised.
  11. (en) Built-In.
  12. (en) Prescriptive.
  13. (en) Sedentary.
  14. (en) Settled.
  15. (en) Situate.
  16. (en) Situated.
  17. (en) Stationary.
  18. (en) Resident.
  19. (en) Well- established.
  20. (fr) Sédentaire

alan (nedir ne demek)

  1. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
  2. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
  3. Yüz ölçümü.
  4. Bir çalışma çevresi
    Örnek: Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır. N. Ataç
  5. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
  6. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
  7. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.
  8. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
  9. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik.
  10. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü.
  11. Açık, düz yer, meydan.
  12. Ova, kır, çayır.
  13. Ufuk.
  14. Ülke alan, fetheden, fatih.
  15. (en) Recipient.
  16. (en) Susceptive.
  17. (en) Space.
  18. (en) Circus.
  19. (en) Course.
  20. (en) Ground.
  21. (en) Land.
  22. (en) Open space.
  23. (en) Court.
  24. (en) Open.
  25. (en) Plaza.
  26. (en) Spread.
  27. (en) Wolfhound.
  28. (en) Area.
  29. (en) Range.
  30. (en) Field.
  31. (en) Arena.
  32. (en) Region.
  33. (en) Sphere.
  34. (en) Ambit.
  35. (en) Compass.
  36. (en) Domain.
  37. (en) Extent.
  38. (en) Maidan.
  39. (en) Pitch.
  40. (en) Reach.
  41. (en) Realm.
  42. (en) Scope.
  43. (en) Theater.
  44. (en) Theatre.
  45. (en) Tract.
  46. (en) Place.
  47. (en) Receiver.
  48. (en) Square.
  49. (en) Pitch saha.
  50. (en) Airfield.
  51. (en) Clearing kayran.
  52. (en) Public square.
  53. (en) Sweep.
  54. (al) Halbbild, Teilbild
  55. (al) Feld
  56. (fr) Demi-Image, trame
  57. (fr) Champ

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010