Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > merkezi ülke nedir, merkezi ülke ne demek, merkezi ülkein anlamı (merkezi ülke nnd)

merkezi ülke nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






merkezi ülke

  1. Yönetme, denetleme ve konumu bakımından merkezde bulunan ülke.

merkezi (nedir ne demek)

  1. Merkezde olan, merkezi oluşturan
    Örnek: Dur bakalım; biraz daha merkezî mahallelere yaklaşalım, diyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bk. özeksel
  3. (en) Central. centric. centrical. centrically.
  4. (en) Central. centric.

özeksel (nedir ne demek)

  1. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca.
  2. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca.
  3. (en) central
  4. <(al) zentrische
  5. (fr) central

merkez (nedir ne demek)

  1. Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.
  2. Bir işin öğretildiği yer.
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
    Örnek: İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Belirli bir yerin ortası.
  5. Polis karakolu
    Örnek: Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim. A. Gündüz
  6. Biçim, durum, yol.
  7. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.
  8. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.
  9. özek.
  10. Bk. özek
  11. İng.: center
  12. (en) Centric. focal. centrical. centrically. center. centre. headquarters. head office. station. bosom. hub. navel. omphalos.
  13. (en) Arterial. artery. base. centre. focus. heart. root. seat. station. center. headquarters. central office. head office. administrative centre. police station karakol.
  14. (en) Center. heart. centre. center. head quarters. main office. police station. midpoint. centre point. middle. focus. central point. principal firm. principal office. head office. home office. central office. head. central core. centrum. head firm.

ülke (nedir ne demek)

  1. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket
  2. Devlet
    Örnek: Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi. F. R. Atay
  3. Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge
    Örnek: Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum. H. Taner
  4. Bir devletin egemenliği altında bulunan bağımsız, uluslararası antlaşmalara dayalı sınırlarla çevrili, üzerinde dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan bir ulusun yaşadığı toprakların tümü.
  5. (en) Country. domain. territory. land. realm. clime. soil.
  6. (en) Country. domain. land. realm.
  7. (en) land-country
  8. (fr) pays

yönetme (nedir ne demek)

  1. Yönetmek işi.
  2. (en) Conduct. government.
  3. (en) Conduct. direction. government. husbanding. managing.

denetleme(nedir ne demek)

  1. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
  2. Denetlemek işi.
  3. İng.: audit
  4. Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim.
  5. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme.
  6. (en) Censorship, scissor (a.)
  7. (en) İnspection. auditing. checking. supervision. check. inspectorship.
  8. (en) Reappraisal. inspection. supervision.
  9. (en) Auditing. supervision. inspection. control.
  10. (en) inspection
  11. (al) Zensur, Filmzensur, Kontrolle, Filmkotrolle
  12. (fr) Censure, contrôle (de film)
  13. (fr) inspection

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük