Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > merkeze almak nedir, merkeze almak ne demek (merkeze almak nnd)

merkeze almak nedir, merkeze almak ne demek?

merkeze almak

  1. Vali vb. yüksek memurların özlük haklarına dokunmadan bakanlık merkez örgütünde görevlendirmek.

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take on.
  11. (en) Occupy.
  12. (en) Get.
  13. (en) Take.
  14. (en) Receive.
  15. (en) Accept.
  16. (en) Take in.
  17. (en) Seize.
  18. (en) Capture.
  19. (en) Conquer.
  20. (en) Pick up.
  21. (en) Gain.
  22. (en) Put on.
  23. (en) Admit.
  24. (en) Assume.
  25. (en) Borrow.
  26. (en) Collect.
  27. (en) Come in.
  28. (en) Divest smb.
  29. (en) Draw.
  30. (en) Enter on.
  31. (en) Enter upon.
  32. (en) Enucleate.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Extract.
  35. (en) Fetch.
  36. (en) Garner.
  37. (en) Have.
  38. (en) Help one.
  39. (en) Claim.
  40. (en) Derive.
  41. (en) Hold.
  42. (en) Keep.
  43. (en) Obtain.
  44. (en) Score.
  45. (en) Secure.
  46. (en) Trade.
  47. (en) To take.
  48. (en) To get.
  49. (en) To receive.
  50. (en) To buy.
  51. (en) To take sb in marriage.
  52. (en) To hold.
  53. (en) To take along.
  54. (en) To call for.
  55. (en) To capture.
  56. (en) To conquer.
  57. (en) To catch.
  58. (en) To take on.
  59. (en) To hire.
  60. (en) To employ.
  61. (en) To move.
  62. (en) To remove.
  63. (en) To take away.
  64. (en) To sweep.
  65. (en) To clean.
  66. (en) To dust.
  67. (en) To sense.
  68. (en) To smell.
  69. (en) To purchase.
  70. (en) To marry a girl.
  71. (en) To be able to contain.

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph.
  11. (en) Turn.
  12. (en) Spin.
  13. (en) Upturn.
  14. (en) Exchange.
  15. (en) Roll.
  16. (en) Twirl.
  17. (en) Change to.
  18. (en) Bend.
  19. (en) Besiege.
  20. (en) Channel.
  21. (en) Direct.
  22. (en) Revolve.
  23. (en) Sweep.
  24. (en) To turn.
  25. (en) To rotate.
  26. (en) Revert.
  27. (en) Assemble.
  28. (en) Bowl.
  29. (en) Pull.
  30. (en) Turn over.
  31. (en) Dial.
  32. (en) Turn into.
  33. (en) Switch to.
  34. (en) Translate into.
  35. (en) Translate.
  36. (en) İnterpret.
  37. (en) Encircle.
  38. (en) Surround.
  39. (en) Enclose.
  40. (en) İnclose.
  41. (en) Avert.
  42. (en) Commute.
  43. (en) Convert.
  44. (en) Decline.
  45. (en) Deflect.
  46. (en) Divert.
  47. (en) Hedge in.
  48. (en) Hedge round.
  49. (en) Manage.
  50. (en) Point.
  51. (en) Point on.
  52. (en) Train.
  53. (en) Twine.
  54. (en) Twist.
  55. (en) To manage.
  56. (en) To refuse.
  57. (en) To return.
  58. (en) To reject.
  59. (en) To turn inside out.
  60. (en) To interpret.
  61. (en) To translate.
  62. (en) To enclose.
  63. (en) To surround.
  64. (en) To encircle.
  65. (en) To alter.
  66. (en) To administer.
  67. (en) To handle.
  68. (en) To wheel.
  69. (en) To swing.
  70. (en) To crank.
  71. (en) To commutate.
  72. (al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  73. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

vali (nedir ne demek)

  1. Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilbay.
  2. Satrap.
  3. (en) Governor.
  4. (en) Exarch.
  5. (en) Governor ilbay.
  6. (en) One of the Aesir and avenger of Balder; son of Odin.
  7. (en) Dey.
  8. (en) Ban.
  9. (en) Proconsul.
  10. (en) Governor of a province.
  11. (en) Vali.

va   US UK (nedir ne demek)

  1. Active verb.
  2. Virginia.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011