|
merhale
-
Derece, basamak, aşama, evre
Örnek:
Bu yolun üstünde Edirne bir konak, hürriyet bir merhaledir. F. R. Atay
-
Varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil.
-
Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe.
-
Bk. aşama
-
Stage. phase. gradation.
-
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye.
-
Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale.
-
Evre.
-
Yargılıkların görev bakımından ayrıldıkları basamakların her biri.
-
1- Bayrak yarışlarına katılan takımların her bir koşucusuna düşen uzaklık. 2- Yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri.
-
Half-Way house. stage. degree. grade. rank. phase. tier. instance. cycle. estate. gradation. pitch. process. strand.
-
Phase. stage. stage evre. merhale. rank rütbe. mertebe.
-
Milestone. rank. stage. phase. functional grade. lap. nadir.
-
Degree, grade
-
Stage
-
Vorgabe
-
defré
-
Étape
-
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri
Örnek:
Koşarak basamaklara yürüdü, merdivenleri bir solukta çıktı. P. Safa
-
Derece, aşama, kerte, evre.
-
Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer
Örnek:
Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak. H. E. Adıvar
-
Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane.
-
Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
-
1- Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. 2- Bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi.
-
Kimi binitlerin iki yanında bulunan, ayak basılacak biçimde uzun, yatay düzlem.
-
Stair. step. order. digit. echelon. footstep. grade. ladder. pitch. place. rung. scale. tread. tread board.
-
Foothold. footstep. place. step. stair. round. rung. footboard. order.
-
digit.
-
Running board
-
order
-
Trittbrett
-
Ordnung
-
marchepied
-
ordre
-
Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale, faz.
-
Sabnamlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik.
-
Sabnamlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik.
-
Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik. (İki devinim, aynı anda, dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynıevrededirler (evrede). Ses dalgalarının, elektrik salınımlarınınevresinden de söz edilebilir).
-
Motorlarda birbirini izleyen emme, sıkıştırma, yanma ve atma işlemlerinden oluşan dönemlerin her biri.
-
Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz
-
phase
-
Stage. phase. degree. state.
-
Phase. stage. phase safha. merhale. faz.
-
Phase. lap.
-
Cycle stroke
-
Phase
-
Takt
-
phase
-
temps
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|