Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > merhaba siperi nedir, merhaba siperi ne demek, merhaba siperinin anlamı (merhaba siperi nnd)

merhaba siperi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








merhaba siperi

  1. Kale kapısının tam karşısındaki mazgala verilen ad.

merhaba (nedir)

  1. Selam
    Örnek: Sıkı fıkı dostluklarını değil, şöyle uzaktan bile merhabalarını istemiyorum. M. Yesarî
  2. "Geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoş geldiniz" anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü.
  3. (en) Hello.
  4. (en) Hello. hi.
  5. (en) Hello ! Hi. hi. howdy.

siper (nedir)

  1. Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
  2. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda
    Örnek: Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak. R. H. Karay
  3. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik
    Örnek: Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti. Ö. Seyfettin
  4. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek
    Örnek: Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti. A. Gündüz
  5. Kuytu, korunulabilen.
  6. Bk. dayanak
  7. 1. Korunulacak, saklanılacak yer. 2. Kuytu yer. 3. Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.
  8. (en) Earthwork.
  9. (en) Shield. shelter. trench. foxhole. bulwark. battlements. peak. protection. guard. screen. rampart.
  10. (en) Fender. guard plate. shield. splashboard. trench. visor. bill. sheltered / protected place. screen. rampart. guard. protected. weathering. curtain. shrouding. faceplate. life guard. apron. dugout. baffle. baffling. splasher. arrester. protection. parapet.

dayanak (nedir)

  1. Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet.
  2. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
  3. Destek, dayanak noktası
    Örnek: Söylenenleri destekliyor, onlara dayanak oluyordu. T. Buğra
  4. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel.
  5. Altta bulunan; temel. Niteliklerin taşıyıcısı; kendisine bir şey yüklenilen şey, töz. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların (görüngülerin) arkasında ya da altında bulunması gereken şey.
  6. Ağaçişleri makinelerinde, işlenen parçayı gerekli konumda ve yönde ilerletmeye yarayan aygıt.
  7. (en) Support. prop. rest. base. abutment. anchorage. fulcrum. ground. hinge. mount. pivot. shore.
  8. (en) Keynote. rest. shore. support. base. basis. substratum.
  9. (en) Support. base. basis. baseline. bracing. resource. rest.
  10. (en) Substratum
  11. (al) Substrat
  12. (al) Anschlaglineal
  13. (fr) Substrat
  14. (la) Subtsratum

kale (nedir)

  1. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
  2. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.
  3. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer.
  4. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.
  5. (Mimarlık) Halk ile askerin düşman saldırısına karşı sığındıkları, kalın ve yüksek duvarlarla çevrili yapı. a. bk.kale bedeni, hisar,kale korkuluğu, mazgal, içkale, mazgal siperi.
  6. (en) Fortress. castle. citadel. goal. bastion. fort. home. home plate. keep. stronghold. tower. uprights.
  7. (en) Castle. citadel. fort. goal. keep. stronghold. wicket. fortress. goal post. castle. rook.
  8. (en) A variety of cabbage in which the leaves do not form a head, being nearly the original or wild form of the species.
  9. (en) See Kail, 2. coarse curly-leafed cabbage a hardy cabbage with coarse curly leaves that do not form a head.
  10. (en) Citadel. fort. fortress. gaol post. castle. rook. chateau. fastness. goal. stronghold. tower.
  11. (en) A member of the cabbage family closely related to collard greens Both crinkly and smooth leaved varieties are winter vegetables and a good source of vitamin A Kale is best steamed or boiled and served with butter.
  12. (en) A non-heading member of the cabbage family Cultivated for over 2,000 years, this vegetable can be prepared and eaten in much the same way as spinach. a leafy green vegetable. a member of the cabbage family, kale leaves are a frilly blue-green and form a loose bouquet; kale leaves have a faint cabbage flavor. informal terms for money. a hardy cabbage with coarse curly leaves that do not form a head. coarse curly-leafed cabbage.
  13. (en) Rook
  14. (en) Goal
  15. (fr) Forteresse
  16. I. kıvırcık lâhana, lâhana çorbası, para, mangır
  17. Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum.

tam (nedir)

  1. Eksiksiz, kesintisiz
    Örnek: Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
  2. Bütün, tüm.
  3. Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
    Örnek: Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
  4. Uygun olarak, tıpkı, aynı.
  5. Sırasında, anında
    Örnek: Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
  6. Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
    Örnek: Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
  7. Amerikan doları.
  8. Bk. belgin
  9. (en) Complete. full. whole. entire. just. exact. precise. perfect. integral. absolute. accurate. true. trueborn. very. accomplished. all-out. blank. clear. consummate. correct. dead. downright. engrained. even. factual. implicit. ingrained. intact. intima.
  10. (en) Absolute. accurate. bang. complete. consummate. crass. dead. definitive. direct. due. entire. exact. exactly. finished. flat. good. grand. graphic. immaculate. implicit. intact. just. literal. literally. outright. particular. perfect. positive. precise. precisely. prompt. proper. regular. sharp. square. strict. total. true. truly. unabridged. unadulterated. undivided. unqualified. unrelieved. utter. veritable. very. completely.
  11. (en) A woolen cap of Scottish origin.
  12. (en) Complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t.
  13. (en) Early Fon of Bum. abbr Test and Administration Manual.
  14. (en) Total Available Market.
  15. (en) Telecommunications Automation Model.
  16. Iskoç beresi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)