|
merhaba demek
-
Say hello to smb.
-
Selam
Örnek:
Sıkı fıkı dostluklarını değil, şöyle uzaktan bile merhabalarını istemiyorum. M. Yesarî
-
"Geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoş geldiniz" anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü.
-
Hello.
-
Hello. hi.
-
Hello ! Hi. hi. howdy.
-
Söylemek, söz söylemek
Örnek:
Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. B. Felek
-
Ad vermek.
-
Bir dilde karşılığı olmak.
-
Herhangi bir ses çıkarmak.
-
Herhangi bir kanıya, yargıya varmak.
-
Düşünmek.
-
Oranlamak.
-
Ummak.
-
So. then. bade. say. tell. call. term. bid. observe. style.
-
Bid. call. observe. say. term. utter. to say. to call. to name. to mean.
-
To say. to call. to name. assert. bid. denominate. designate. drive at. imply. mean. remark. style.
say hello (nedir)
-
F. selam söylemek, selam vermek
-
Düz, ince, yassı taş
Örnek:
Yağmur yağar da ışılaşır sayları / Eli göçmüş de bozulaşır daylağı Halk türküsü
-
Çalışma, emek.
-
Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.
-
1. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş. 2. İri, büyük kaya. 3. Arkadaş 4. Su kaynağı. 5. Elçi.
-
Deem.
-
Saw.
-
Trial by sample; assay; sample; specimen; smack.
-
Tried quality; temper; proof.
-
Essay; trial; attempt.
-
To try; to assay.
-
A kind of silk or satin.
-
A delicate kind of serge, or woolen cloth.
-
To utter or express in words; to tell; to speak; to declare; as, he said many wise things.
-
To repeat; to rehearse; to recite; to pronounce; as, to say a lesson.
-
To announce as a decision or opinion; to state positively; to assert; hence, to form an opinion upon; to be sure about; to be determined in mind as to.
-
To mention or suggest as an estimate, hypothesis, or approximation; hence, to suppose; in the imperative, followed sometimes by the subjunctive; as, he had, say fifty thousand dollars; the fox had run, say ten miles.
-
To speak; to express an opinion; to make answer; to reply.
-
Work. effort.
-
Instead of.
-
F. (said) i., z., (ünlem) demek, söylemek; tekrarlamak, ezbere söylemek; i. denilen şey, söz; söz sırası; z. hemen hemen, aşağı yukarı; mesela; (ünlem), A.B.D., k.dili Hey, bana bak ! to say nothing of göz önüne almadan. say one's say söyleyeceğini söylemek. Say uncle Teslim ol. He had, say, a thousand dollars Diyelim ki bin doları vardı. I dare say belki, diyebilirim ki. I saying, k.dili Bana bak!. not to say hem de. that is to say yani, demek ki. What do you have to say for yourself? Söyleyeceğinizi söyleyin Kendinizi savunun.
-
F. söylemek, demek, etmek (dua), okumak (dua), bildirmek, tekrarlamak, farzetmek, varsaymak
-
Ünlem Alo. Merhaba Günaydın Hoş geldiniz. Hoş bulduk. (nad). Yahu, nedir bu ?
-
Ünl. merhaba!, selam!, alo!, allah allah!, hey!, vay be!
-
Ünl. merhaba, selam, alo, allah allah, hey, vay be
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|