|
mera
-
Otlak, çayırlık
Örnek:
Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı. Ö. Seyfettin
-
Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi.
-
grassland.
-
Field. pasturage. pasture.
-
Pasture. feeding ground. field. lea. meadow.
-
Graze, pasture, grassland
-
Hayvan otlatılan yer, salmalık, yaylak, mera
Örnek:
Otlaktan çıktıkları sırada hava kuru soğuktu. N. Cumalı
-
Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad.
-
Taban
-
pasturage.
-
Field. grass. grassland. meadow. pasturage. pasture. range.
-
Pasture. grassy area. feeding ground. field. pasture field. grass. grassland. grazing. grazing land. lea. meadow. meadowland. pasturage.
-
pasture
-
pâturage
-
Çayırı olan yer
Örnek:
En çok zevki, kasabanın bayram yerlerinden, halkın tatil günleri serpildiği çayırlıklardan aldım. S. F. Abasıyanık
-
A meadowy place.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|