|
memur
-
Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli
Örnek:
Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır. T. Buğra
-
Yükümlü
Örnek:
Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun. R. H. Karay
-
görevli.
-
White-Collar. civil servant. government official. government employee. official. white-collar worker. officer. incumbent. office holder. office-bearer. servant. public servant.
-
Officer. official. employee. civil servant.
-
Civil servant. employee. clerk. functionary. incumbent. jobholder. member of the staff. office bearer. officer. official. policeman. public servant. salaried man.
-
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
-
Büyüklük, mevki.
-
Mutluluk
Örnek:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Muhibbî
-
Talih.
-
Devletin yönetim organları
-
Sınırları belirli bir yurt ve türe düzeni içinde, ülküdeş insanların topluca ve kamu yararını sağlamak amacıyle örgütlenerek kurdukları ve benzeri topluluklarca bağımsız ve siyasal kişiliği tanınmış birlik.
-
Büyük mutluluk.
-
Kut, talih.
-
Büyük aşama, orun, mevki.
-
Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
-
State. governmental. official. political. state. government. commonweal. commonwealth. the community. polity.
-
State. government.
-
Government. state. prosperity. good luck. the collectivity. commonwealth. nation. polity. power.
-
State, Commonwealth
-
Etat
-
Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.
-
Working, laboring, labouring [Brit.], active
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|